Ortadoğu’da artan bir paranoia havası yaşanıyor. ABD ve İran, New York’ta Hürmüz Boğazı’nın açılması için formül arayışındayken, İran’ın güney ve merkez bölgelerinde bombalar, füzeler ve insansız hava araçlarının düşmesi devam ediyor. Bu arada, nükleer silahlar konusundaki endişeler de artmış durumda; İsrail, gizli nükleer başlıklara sahipken, Batı, İran’dan nükleer enerji ile ilgili her şeyi durdurmasını talep ediyor. İlginç bir bilgiye göre, ABD’nin üsleri sayısı 17’den 8’e indirilecek.
İran, Amerikalıların yeniden İran şehirlerine saldırması durumunda, Kıbrıs ve Bulgaristan’ı hedef alacaklarını açıkladı. İran Ulusal Güvenlik Kurumu, olası bir savaşın sert ve asimetrik olacağına dair sinyaller veriyor. Bu açıklamalar İran’ın daha önce planlanmış bir stratejiyi izlediğini gösteriyor; yeni bir saldırı durumunda, İran savaşın ilk günlerinde belirli yanıtlar uygulamayı planlıyor. Ancak bu askeri yanıtların neler olacağı henüz netlik kazanmadı.
Son günlerde İran’ın güney ve merkez bölgelerinde büyük patlamalar meydana geldi. Hürmüz Boğazı’na füzeler fırlatan İran, Bandar Abbas, Qeshm, Minab, Kharg ve Natanz gibi şehirlerde yoğun hava hareketliliği raporları aldı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndaki yasakla ilgili olarak ihlal eden gemilere karşı da füze saldırıları gerçekleştirildiği bildirilmekte.
İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, BM Genel Kurulu’nda Batı’nın ikiyüzlülüğünü eleştirdi ve nükleer silahları olan İsrail’in cezasız bir şekilde hareket ettiğini belirtti. Pezeshkian, İran’ın nükleer silah edinmesini önlemek amacıyla yapılan baskıların adaletsizliğini vurguladı ve “Nükleer bomba İsrail’de ama denetçiler İran’da!” şeklinde açıklamada bulundu.
