Lifeway Research, Amerikan kilise mensupları arasında yaptığı yeni bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmada, kiliselere ayda en az bir kez gidenlerin görüşleri ele alındı. Sonuçlar, birçok açıdan çelişkili görünüyor. Örneğin, katılımcıların %84’ü, birinin Kutsal Kitap’ın doğruluğu hakkında şüpheleri olduğunu ifade etmesi durumunda bu şüpheleri doğrudan ele alabileceklerine inanıyor. Bu, Hristiyanların %80’inden fazlasının inançlarını savunmaya hazır olduğunu gösteriyor.
Ancak aynı zamanda, %28’i “Kültür değiştikçe bazı bibliksel gerçeklerin geçerliliğini yitirdiğine” katıldığını belirtirken, %34’ü de “Kutsal Kitap’tan bazı gerçekleri kabul ediyorum, ancak diğerleri inançlarım ile uymuyor” şeklinde ifade etti. Genç kilise mensuplarının bu iki ifadeye daha çok katıldıkları gözlemlendi.
Büyük bir kesim Kutsal Kitap’ın doğruluğunu savunabileceklerine inanırken, önemli bir grup da bu doğruların zamanla geçerliliğini yitirebileceğini düşünüyor. Araştırma, katılımcıların bu görüşleriyle neyi kastettiklerine derinlemesine girmiyor, bu sebeple hangi bibliksel gerçeklerin artık geçerliliğini yitirdiğini kesin olarak bilmek zor.
Tanrı’nın Söz’ü, seçeceğimiz şeyleri almak veya istemediğimiz şeyleri reddetmek için bir ruhsal büfe değildir.
Özellikle dikkat çeken bir diğer bulgu ise, katılımcıların %82’sinin “Tanrı’nın Söz’ünün farklı insanlar için farklı anlamlar ifade edebileceğine” inandığını belirtmesi. Bu durum, katılımcıların Kutsal Kitap’ın doğruluğunu savunabilirken, bu savunmanın ne anlama geldiğini sorgulamaya itiyor.
Unutulmamalıdır ki, Kutsal Kitap ebedi bir gerçektir ve kültürün ya da kişisel görüşlerin sürekli değişen etkilerine karşı dayanıklıdır. Tanrı’nın Söz’ü her durum, kültür ve zaman için yeterlidir. Bununla birlikte, anket katılımcılarının bazıları, kendi inançlarıyla çelişen belirli yasaları düşündüklerinde böyle bir yanıt vermiş olabilir.
Bu çalışma, Kutsal Kitap’ın otoritesini ilk sıraya koyan yeni nesiller yetiştirmenin önemini hatırlatıyor. Bizim gibi günahkârlar ve hatalar yapan insanlar, her şeyi bilen ve asla hata yapmayan Tanrı’nın kelamının üstünde bir otorite olamazlar. Tanrı’nın Söz’ü asla geçerliliğini yitirmeyecek ve bize doğru yolu gösterecek olan tek kaynaktır.
Ziyaretiniz için teşekkürler.
