Rum basını, Maccabi ile karşılaşacak Türk takımlarının ve taraftarlarının maçlar için Güney Kıbrıs’a nasıl gideceklerini irdeledi
Rum yönetiminin İsrail’e “arka çıkmasına” eleştiriler artıyor
Rum basını, EuroLeague maçlarını Güney Kıbrıs’a taşıyan İsrail basketbol takımı Maccabi Tel Aviv’in Türk takımlarıyla yapacağı karşılaşmalarda, oyuncuların ve taraftarların Güney Kıbrıs’a ve maçların oynanacağı Limasol “Spiros Kiprianu” Spor Merkezi’ne girişleriyle ilgili uygulanacak usule yer verdi.
Alithia gazetesi haberi, “Türk Uluslararası Basketbol Oyuncuları Maccabi İle Oynamak İçin Nasıl Gelecek… Türk ve Kıbrıslı Türk Taraftarlar İçin Ne Geçerli Olacak… Kafilelerin Gelişinde Yasal Giriş Noktalarının Kullanımı ve Vize Alınması Temel Şart” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Maccabi Tel Aviv’in iç saha maçlarını Güney Kıbrıs’a taşımasının Rum yönetimi açısından “komplike bir durum yarattığını” belirten gazete, İsrail takımının maç programında, Türk takımlarının da bulunmasının “Türk uluslararası basketbol oyuncularının, kafile üyelerinin Güney Kıbrıs’a nasıl giriş yapacağı ve taraftarlarının onları izleyip izleyemeyeceği ile ilgili komplike meseleyi su üstüne çıkardığını” yazdı.
Gazete, “bu komplike meselede” cevabın, Rum yönetiminin Türk vatandaşları için “katı ülkeye giriş kurallarında ve yüksek riskli karşılaşmaların tabi olduğu özel güvenlik önlemlerinde” olduğuna işaret etti.
Limasol’da “Spiros Kiprianu” Spor Merkezi’nde İsrail takımıyla mücadele edecek Türk basketbolcuların, Rum yönetiminin katı ülkeye giriş kurallarından muaf olmayacağını belirten gazete, Rum İçişleri Bakanlığı’ndan edindiği bilgilere dayanarak “Türk oyuncuların ülkeye Larnaka ya da Baf havalimanlarından girmesinin şart olduğunu” aktardı.
Vize meselesinin farklı olduğuna işaret edilen haberde, Rum İçişleri Bakanlığı’nın resmi bildirimi uyarınca “Türk pasaportu hamillerinin, Güney Kıbrıs’ı ziyaret etmek için ulusal giriş vizesi almaları gerektiği” belirtildi.
Gazetenin “kritik” diye nitelediği konulardan birinin de, Türk taraftarların Ada’ya geliş şekliyle ilgili olduğu belirtilerek Ada’ya, Rum yönetiminin “yasadışı” diye nitelediği Ercan Havalimanı veya KKTC deniz limanlarından giriş yapanların, Türk takımlarının maçlarını izlemek için kara kapıları üzerinden Güney Kıbrıs’a geçmelerine izin verileceğine “kesin gözüyle bakılmaması gerektiği” kaydedildi.
“Sıradan Türk pasaportu hamili olan kişilerin ‘Kıbrıs vizesi’ alması gerektiği” belirtilen haberde, “Atina’daki Rum Büyükelçiliği resmi bilgilendirmesine” atıf yapılarak “başvuruların büyükelçiliğe şahsen yapılması ve konsolosluk yetkilisiyle mülakatın şart olduğu, başka ülkelerde olduğu gibi vizelerin havalimanına varışta verilmediği” belirtildi.
Gazete, “bu, bir basketbol maçı izlemek için Limasol’a seyahat etmek isteyen bir Türkün önce gerekli vizeyi alması ve yasal seyahat düzenlemesi gerektiği anlamına geliyor.” ifadesine yer verdi.
Kıbrıslı Türk taraftarların “ayrı bir kategori olduğunu, “Kıbrıs” (kimlik/pasaport) belgesi olanların, kara kapılarından geçiş yapma olanaklarını araştırabileceğini” yazan gazete “Kıbrıslı Türk taraftarların olası maçları izleme talepleri her bir karşılaşmanın risk durumuna göre incelenecek.” ifadesine yer verdi.
Gazete, başka Avrupa Birliği üyesi ülke pasaportuna da sahip olan Türk vatandaşlarının, Avrupa pasaportları ile seyahat etmeleri halinde Güney Kıbrıs’a, AB vatandaşları için geçerli kurallar uyarınca “pasaportunu taşıdıkları ülke vatandaşı olarak girebileceklerini, Türk kökenli olmalarının bu haklarını ortadan kaldırmadığı” belirtildi.
“-Maccabi’ye destek veren Rum yönetimine tepkiler artıyor”
Öte yandan Haravgi, “Hükümet İsrail’e Arka Çıkışları Konusunda İşfa Oldu ve Sorumlu… ‘Sportswashing’den (sporla aklama) Söz Eden Örgütlerin Tepkileri Artıyor” başlıklı haberinde, İsrail’in Maccabi Tel Aviv basketbol takımının EuroLeague kapsamındaki iç saha maçlarıyla ilgili yükümlülüklerini Güney Kıbrıs’a taşımasına izin vermesi nedeniyle Rum yönetimine Güney Kıbrıs içinden ve dışından tepkilerin yükselmekte olduğunu aktardı.
“Netanyahu Gazze’de katliamlarına devam ederken ve Filistin’e ait her şeyi yok ederken Kıbrıs’ın İsrail’e bariz şekilde boyun eğmesi insani ve siyasi boyutlar kazanıyor” ifadesini kullanan gazete, Rum yönetiminin, yerel spor kulüpleri, doğrudan müdahillerle ve etkilenenlerle istişare etmeden, onların itirazlarına rağmen Maccabi’ye “Spiros Kiprianu” sahasını vermesinin Güney Kıbrıs için de ve dışında tepki seli başlattığını yazdı.
Habere göre, konu hakkında Rum Meclisine soru önergesi veren AKEL dışında BDS Cyprus, AFOA (otonomi, feninizm, ekoloji ve antkapitalizm ilkeleri üzerine kurulmuş radikal sol oluşum), Anatropi, Cyprus Palestine Solidarity Action, Tüm Kıbrıs Barış Konseyi, Genocide Free Cyprus, Global Sumud Kıbrıs, Far Right Watch, Yeni Uluslararası Sol, United for Palestine ve Voices for Palestine gibi örgütler de sesini yükseltiyor.
Yukarıda sayılan örgütler Maccabi Tel Aviv’in iç saha maçlarını Güney Kıbrıs’a taşımasına izin verilmesinin “İsrail spor hayatının Filistin Spor ve siyasi hayatına dayatılan yıkımdan korumalı olarak normal şekilde devam edebildiği görüntüsünü vermesine olanak sağladığı” görüşünü açıkladı.
Ortak açıklamalarında Rum yönetiminin “İsrail’in işlediği korkunç suçlara destek verdiğine, Filistinli sporcular öldürülürken, hapsedilirken ve antrenman/ maç yapmak için en temel gereklerden mahrum edilirken, İsrail takımının uluslararası sorumluluklarını mümkün olan en az kargaşa ile yerine getirebilmesine” yardımcı olması eleştirildi.
İsrail güçlerinin Filistin’deki Al-Yarmouk Stadı’nı önce tutukevine çevirdiği, ardından harabeye dönüştürdüğü de belirtilen açıklamalarda, İsrail takımlarının ağırlanması için yürütülecek güvenlik operasyonlarının maliyeti ve kamu kaynaklarının bu amaçla kullanılmasının gerekliliği sorgulandı.
