Hollywood, pandeminin ardından yeni bir kötü karakter buldu: Bir zamanlar Silicon Valley’nin kahramanları olan isimler. Elizabeth Holmes’tan Elon Musk, Mark Zuckerberg ve Sam Altman’a kadar birçok teknoloji lideri, yenilik vaadiyle dünya ve piyasaları etkileyen başlıca figürler haline geldi.
The A.V. Club’un film eleştirmeni Monica Castillo, “Bu isimler daha önce hayranlık uyandıran figürlerdi” dedi. Castillo, “Bir zamanlar dünyayı değiştiren kahramanlar olarak kabul ediliyorlardı” şeklinde ekledi.
Ancak şimdi, teknoloji kahramanlarına daha sert sorular sorulmaya başlandığını vurguladı. Castillo, “Bu nesilde olanlardan dolayı daha fazla düşünce var” ifadesini kullandı.
Silicon Valley, bir zamanlar ilerici girişimcilerin yetiştiği bir ortamdı. Ancak son dönemde, birçok ünlü ismin ABD Başkanı Donald Trump ve “Amerika Önce” politikalarına destek verdiği görülüyor. “Musk”, Elon Musk’ın kariyerini inceleyen ve Trump ile olan ilişkisinden bahseden bir belgesel niteliği taşıyor.
Sinema salonlarında gösterimde olan bir diğer film, Aaron Sorkin’in “The Social Reckoning” adlı yapımı. Bu film, Facebook’un eski çalışanı Frances Haugen’in şirketin karanlık uygulamalarını ifşa etme hikayesini anlatıyor.
Holmes ise, Theranos adlı şirketiyle tıp alanında devrim yapma vaadiyle sektörü sarsmış, ancak dolandırıcılıktan hüküm giyerek 11 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. “You Can See Everything” adlı belgesel, Holmes’un hikayesini kendi sözleriyle anlatma çabasıyla dikkat çekiyor.
Daha önceki dönemde iş insanlarının sanat müzeleri kurma gibi gelenekleri olsa da, günümüz teknoloji devleri için bu durum geçerli değil. Castillo, yönetmenlerin, bu teknoloji liderlerinin topluma verdiği zararın karşılığını sorguladığını söyledi.
