Türkiye, Libya’nın doğusundaki güçlerle işbirliğine adım atarken, yıllardır süren çatışmanın ardından önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Son dönemdeki parlamenter onay, Ankara ile doğu Libya arasındaki ilişkilerin geliştiğini gösteriyor.
Türkiye, 2019’un sonlarında, Başbakan Fayez al-Sarraj liderliğindeki Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile güvenlik ve denizcilik anlaşmaları imzaladıktan sonra Libya’ya askeri müdahalede bulundu. O dönemde, Halife Hafter’in kendini Libya Ulusal Ordusu (LNA) olarak adlandıran güçleri Trablus’u neredeyse kuşatmıştı ve uluslararası alanda tanınan yönetime karşı galip gelmek üzereydi.
Ankara’nın askeri danışman ve silahlı insansız hava araçları göndermesi, LNA’nın saldırısını durdurdu ve çatışmanın seyrini köklü şekilde değiştirdi. Türkiye, bu gelişmelerle birlikte batı Libya’da önemli bir askeri ve siyasi aktör haline geldi.
Hafter’in güçleri geleneksel olarak Mısır ve diğer bölgesel güçlerden destek alırken, Ankara ile arasındaki ilişki geçmişte düşmanlık üzerine kurulmuştu. Ancak son bir yıl içinde, her iki taraf da askeri ve diplomatik işbirliğine yönelik önemli adımlar attı. Temmuz ayında, Türkiye ve Hafter’in güçleri askeri tesislerin geliştirilmesi ve gelişmiş gözetleme sistemlerinin kurulması konusunda bir anlaşmaya vardı.
Parlamentodan çıkan son karar, bu yakınlaşmayı pekiştiriyor ve Türkiye’nin Libya genelinde stratejik çıkarlarını korumasını sağlayabiliyor. 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından Libya, on yılı aşkın süredir kurumsal bölünmelerle mücadele ediyor.
