İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinin başkenti Urmiye’de bulunan 800 yıllık Üç Günbed, Türk mirasının ve Selçuklu mimarisinin önemli bir örneği olarak dikkat çekiyor.
Şehrin Bazarbaş mahallesinde yer alan türbe, İran’daki Selçuklu mimarisinin karakteristik örneklerinden biri olarak öne çıkıyor ve hem yerli hem de yabancı turistler için Urmiye’nin önemli tarihi simgelerinden biri olma özelliğini sürdürüyor.
Mimari olarak, yapı, İran’ın Rey şehrindeki Tughril Kulesi’ni andırıyor; burası Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurucusu Tughril Beg’in (995-1063) türbesidir. Üç Günbed’in, 1201 yılında Selçuklu Emiroğlu Şişkat Muzafferi tarafından yaptırıldığı ve mimar Mansur bin Musa tarafından inşa edildiği düşünülüyor.
İki katlı yapının, Zerdüşt ateş tapınağı olarak kullanıldığı, alt katının depo ve üst katının türbe kulesi olarak işlev gördüğü bildiriliyor. Yapı, 13 metre yüksekliğe ve 5 metre çapına sahip. Alt girişi 1.7 metre, üst türbe kısmının girişi ise 2.5 metre yüksekliğindedir.
Temel kısmında küçük taşlar kullanılırken, ana gövdesi ince tuğlalarla inşa edilmiştir. Yapının girişini çevreleyen süslemeler, geometrik desenler ve taş ile sıva üzerine kazınmış kufi yazıtlar ile dikkat çekiyor.
Giriş portalı, İslam mimarisinde sıkça rastlanan muqarnas ile taçlandırılmışken, silindirik yapının dış kısmında çokgen motifler yer alıyor. İç mekanda, özenle düzenlenmiş kahverengi tuğlalar ve detaylı süslemeler, kubbenin sanatsal bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Yapının mihrap kısmı ise Selçuklu dönemi mihraplarının karakteristik stilini yansıtıyor.
Monümanın adı, “Üç Günbed” anlamına gelmekte olup, geçmişte Urmiye ve çevresinde bulunan iki benzer yapıdan gelmekte olduğu düşünülmektedir. Ancak diğer iki türbeye dair arkeolojik bir kalıntı bulunamamış olması, araştırmacıların bu yapıların yok olduğunu ve tek kalanın mevcut yapı olduğunu düşünmesine neden olmaktadır. Diğer bir teori ise, ismin yapının sade mimari tasarımından kaynaklandığını öne sürüyor.
Üç Günbed’in etrafındaki bahçede çok sayıda mezar, Urartu uygarlığına ve eski İran tarihine ait yazıtlar ile Aq Qoyunlu dönemine ait taş hayvan figürleri yer almaktadır.
1935 yılından beri koruma altında olan yapı, zamanla kentsel genişleme ile çevresindeki konutların arasında kalmıştır. 7 Aralık 1935 tarihinde İran ulusal anıtı olarak kaydedilmiş olup, günümüzde Sengi Se Kümbet adı altında müze olarak faaliyet göstermektedir. Hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için önemli bir destinasyon olmayı sürdürüyor.
Monümanın bakıcısı Puya Piri, Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamada, yaklaşık üç yıl önce alt katın önemli kişilerin cenaze işlemleri için kullanıldığını, üst katta ise yas merasimlerinin yapıldığını kaydetti. Bu uygulamaların daha sonra sona erdiğini belirtti.
Piri, türbenin yerli ve yabancı turistlerden sıkça ziyaret aldığını ifade ederek, Selçuklu İmparatorluğu’na olan hayranlığının bu yapının bakıcısı olma motivasyonu sağladığını ve tarihi yapıyı yıllar boyunca korumaya devam etmeyi planladığını sözlerine ekledi.
