Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Türk hükümetiyle iş birliği içinde bir Enerji Politika İncelemesi gerçekleştirdi. Rapor, Türkiye’nin enerji ve iklim politikalarına dair önemli verileri içeriyor.
2022 yılında kabul edilen İlk Ulusal Enerji Planı (TNEP), 2020-2035 yıllarını kapsayan hedefler belirliyor ve sektörel, demografik ve ekonomik projeksiyonlar içeriyor. Ayrıca, 2025 yılında kabul edilen İklim Yasası, karbon fiyatlandırması için bir çerçeve oluşturuyor.
Enerji gelişiminde önemli bir mesele, artan elektrik talebi. 2005 ile 2024 yılları arasında elektrik tüketimi, IEA üyeleri arasında en hızlı büyüme oranı olan yıllık ortalama yüzde 5 oranında arttı. TNEP, bu büyümenin 2035 yılına kadar devam etmesini öngörüyor, ancak yavaşlayarak gerçekleşeceği belirtiliyor. Bu talep artışının dış şoklara karşı zayıflıkları artırdığına dikkat çekiliyor; zira Türkiye, ithal fosil yakıtlara bağımlı bir yapı sergiliyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının hızlı büyümesi de dikkat çeken bir diğer faktör. Rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesinin artırılması için iddialı planlar mevcut. 2025 yılı itibarıyla yenilenebilir kaynaklar elektrik üretiminin yüzde 43’ünü sağladı ve TNEP, bu oranının 2035 yılına kadar yüzde 55’e çıkacağını öngörüyor.
Akkuyu nükleer güç santrali tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde, nükleer enerjinin toplam kapasiteye yaklaşık yüzde 10 katkıda bulunması bekleniyor. Akkuyu’nun yanı sıra, hükümet büyük ölçekli nükleer santraller ile küçük modüler reaktörler (SMR) inşa etmeyi planlıyor. Kömür, enerji karışımında önemli bir yer tutmaya devam ediyor. 2024 yılında enerji ihtiyacının dörtte birini ve elektrik üretiminin üçte birini kömür sağladı. Türkiye, 2025 yılında yaklaşık 120 milyon ton kömür tüketti ve bu durum, Avrupa’nın en büyük kullanıcısı olmasına yol açtı. IEA, Türkiye’nin elektrik üretiminde karbon yoğunluğunun üyeleri arasında en yüksek değerlerden biri olduğunu vurguluyor ve kömür geçişinin iyi planlanmasını sağlayacak bir politika çerçevesi oluşturulmasının risklerin yönetilmesine yardımcı olacağını belirtiyor.
İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için jeotermal enerjinin önemli bir rol oynaması bekleniyor. Ancak Türkiye, bölgesel ısıtma sistemleri için gereken yasa ve politikaların geliştirilmesinde henüz erken aşamalarda bulunuyor.
