HONİARA, Solomon Adaları – Solomon Adaları’ndaki çalkantılı iç politikalar, ABD ve Avustralya’nın Pasifik’teki güvenlik stratejileri için sorun yaratma potansiyeline sahip. Uzmanlar, Başbakan Matthew Wale’ın görev süresinin dördüncü ayında neredeyse görevden alındığını belirtti.
Wale, geçen hafta Palau’da düzenlenen Pasifik Adaları Forumu (PIF) liderleri toplantısını aniden terk ederek Honiara’ya geri dönmek zorunda kaldı. İçişleri Bakanı Manasseh Maelanga, Wale’ın liderliğine yönelik sürpriz bir güvensizlik önergesi sunmuştu.
Maelanga önergeyi son dakikada geri çekmesine rağmen, bu durum, PIF toplantısında tartışılması planlanan bölgesel güvenlik mimarisindeki önemli momentumun durmasına neden oldu. Böylelikle, üç ay içinde üçüncü bir hükümet başkanının göreve başlaması ihtimali ortadan kalktı.
Hawaii merkezli Daniel K. Inouye Asya-Pasifik Merkezi’nden Alexander Vuving, “Uluslararası diplomasi, küçük ada devletlerinin iç politikalarındaki çalkantılara sürekli olarak tutsak kalıyor.” dedi. Solomon Adaları’nın siyasi yapısının kişilik odaklı olduğunu vurguladı.
Mayıs ayında yapılan seçimlerde Wale’ın kazanması, ABD ve Avustralya tarafından memnuniyetle karşılandı. Wale’in, selefleri Jeremiah Manele ve Manasseh Sogavare’a göre daha Batı yanlısı politikalar izlemesi bekleniyordu. Wale, göreve geldikten sonra, 2022 yılında imzalanan tartışmalı Pekin’le yapılan güvenlik anlaşmasını gözden geçirme talimatı verdi.
Wale’ın, Honiara’da Okyanusya güvenlik anlaşması kapsamında ABD ile gemi izleme anlaşması imzaladığı bildirildi. Söz konusu anlaşma, Solomon Adaları kolluk kuvvetlerinin ABD Sahil Güvenlik botlarında deniz devriyesi yapmasına imkan tanıyor.
Hükümet içindeki kişisel mücadeleler ve istikrarsızlık, Solomon Adaları’nın stratejik konumu itibarıyla büyük uluslararası etkilere yol açabiliyor. Vuving, “Bu bölge, Asya ile Amerika arasında kritik deniz altı iletişim kablolarını kontrol ediyor,” dedi.
Wale’ın PIF toplantısından hızlı dönüşü, Yeni Zelanda Dışişleri Bakanı Winston Peters’dan sert eleştiriler aldı. Peters, bu durumun Pasifik güvenlik eylemlerini engellediğini belirtti.
Peters, Wale’ın başka bir lider için hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. Dış politikadaki tutarlılığın önemine değinen Kathryn Paik, “Solomon Adaları’nın iç politikası diplomasi için bir zorluk oluşturabilir ancak tutarlı bir diplomatik etkileşim hayati önem taşır,” dedi.
Wale’ın hızlı dönüşü sonrası, güvenlik tartışmalarının etkilenebileceği belirtiliyor. Geçtiğimiz Temmuz ayında, PIF başkanı olarak Wale, Pasifik ülkeleri arasında güvenlik anlaşması için artan bir konsensüs olduğunu ifade etmişti.
Son günlerde Honiara ile Canberra arasındaki bağların güçlendiği görüldü. Ancak bazı muhalefet liderleri, Avustralya’nın desteğinin iç politikaya müdahale teşkil ettiği iddialarında bulunuyor.
Eski Başbakan Sogavare, parlamentonun vicdanı ile hükümetin varlığının belirlenmesi gerektiğini vurguladı ve muhalefet önergesinin yabancı politikaların bir aracı olamayacağını belirtti.
Solomon Adaları’nın iç politikası ve dış ilişkileri üzerindeki etkiler önemini koruyor. Wale, bu belirsizlik içerisinde ulusal ve bölgesel güvenlik politikalarını koruma mücadelesi veriyor.
