Tunceli’nin Ovacık ilçesindeki Munzur Dağları, dağcılar için hem zorlu hem de heyecan verici yeni tırmanış rotaları sunuyor. Yaklaşık 130 kilometre uzunluğundaki bu dağ silsilesi, Erzincan ile Tunceli arasında uzanıyor ve yaklaşık 50 zirveye ev sahipliği yapıyor.
Her mevsimde farklı manzaralar sunan Munzur Dağları, vadileri, yaylaları, şelaleleri, buzullar gölleri ve kanyonları ile doğa sporları için büyük potansiyele sahip. Bölgeyi ziyaret eden dağcılar, yeni rotaları keşfetmek için gün boyu süren tırmanışlar gerçekleştiriyor.
Dağcılar, Munzur Dağları’nın eteklerine kadar araçlarıyla ilerledikten sonra yürüyerek tırmanış alanlarına ulaşmaya çalışıyor. Birkaç saatlik yürüyüşün ardından, tırmanış bölgelerine ulaşarak kayaların zorluk derecesini değerlendiriyor ve gerekli ekipmanlarını hazırlıyorlar.
Tırmanış alanına ulaştıklarında, dağcılar, alt kısımdan ekip arkadaşları tarafından güvence altına alınarak tırmanmaya başlıyorlar. Doğal çıkıntılar ve tutamakları kullanarak yerden onlarca metre yukarı çıkıyorlar. Zorlu kısımlarda durup dinlenerek çevredeki doğal güzelliklerin tadını çıkarıyorlar. Tırmanışlar her adımda farklı bir heyecan sunarken, yüksek zirvelerde dolaşan dağ keçileriyle karşılaşma şansı da buluyorlar.
Türk Dağcılık Federasyonu Tunceli İl Temsilcisi Bülent Ak, Anadolu Ajansı’na (AA) yaptığı açıklamada, Munzur Dağları’nın Toros Dağları’nın bir uzantısı olduğunu ve çoğunlukla kireç taşından oluştuğunu belirtti. Ak, bölgenin en belirgin ve en yüksek zirvelerinin Erzincan’daki Akbaba ve Tunceli’deki Gediktepe olduğunu söyledi.
“Munzur Dağları, tırmanış için çeşitli zorluk derecelerinde uygun tutamaklar, basamaklar ve rotalar sunuyor. Bu potansiyel geliştirilmelidir.” diyen Ak, tırmanıcıların Gediktepe Vadisi’ndeki Goman Plato’suna yaklaşık 1,5 saatlik bir yürüyüşle ulaştıklarını ve burada dik kayalara tırmandıklarını ifade etti.
Ak, gerçekleştirdikleri altı iplik, 7. derece tırmanışın oldukça uzun olduğunu ve zorlayıcı olduğunu belirtirken, “Gece inmek zorunda kaldık. Munzur Dağları’nda dağ evleri inşa edilebilirse, burası bir tırmanış destinasyonu haline gelebilir. Ayrıca, yeni başlayan tırmanıcılar için Çemişgezek’te düşük seviyeli vidalı rotalar kurmayı hedefliyoruz.” diye ekledi.
Şahin Akdağ ise yaklaşık yedi yıldır dağcılıkla ilgilendiğini ve Türkiye’nin birçok yerinde tırmanış yaptığını belirtti. Tunceli’nin dağlarının tırmanış için oldukça uygun olduğunu ifade eden Akdağ, altı iplik bir alpin rotayı tamamladıklarını aktardı.
“Keyifli bir tırmanıştı ve tüm alpin tırmanış camiasını Munzur Dağları’nı görmeye davet ediyorum. Burada birçok yeni hat, uzun duvar ve geleneksel rotalar bulunuyor.” diyen Akdağ, tırmanışların yoğun heyecan anları sunduğunu vurguladı.
Akdağ, “Dağcılık bir bağımlılıktır ve o mutluluğu tarif etmek imkansız.” diyerek, zirveye ulaştığında sonsuz bir alanın içindeymiş gibi hissettiğini söyledi. Tüm çevredeki zirveleri gördüklerinde onlara karşı da cazip bir çekim olduğunu ifade eden Akdağ, bu nedenle Tunceli bölgesine tekrar döneceğini sözlerine ekledi.
