Son zamanlarda, ProLove Ministries/LoveLine’dan gelen bir bülten beni derinden etkileyen bir makale ile karşılaştırdı. Bu makale, birçok pro-life liderinin ve yazarının kültürü değiştirmeye yönelik düşüncelerine ışık tutuyor.
Amacımız sadece annelere ve bebeklere yardım etmek değil, aynı zamanda annelik ile çocuklara toplumsal bakış açısını değiştirmektir. Eğer anneliğe saygı gösteren bir kültürü teşvik etmezsek, Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” romanındaki toplum gibi bir kültüre sahip olacağız. Bu distopik romanda annelik iğrenç bir şey olarak görülüyor ve üreme laboratuvarlarda gerçekleşen bir olay olarak tanımlanıyor.
Gerçek şu ki, artık bu noktaya neredeyse ulaştık. Radikal pro-seçilim yanlılarının hamileliği küçümseyen söylemlerine, toplumda yalnızca bir çocuk sahibi olma veya hiç çocuk yapmama baskısına ve çocukları yaratmak için IVF, yumurta dondurma, sperm bağışı ve surrogasyon gibi yöntemlerin kullanılmasına dikkat çekmek gerekiyor. Bunun tam karşısında ise şu düşünceler var:
“Annelik, beni şekillendirdi, alçakgönüllü olmamı sağladı, arıttı ve kutsadı. Benden beklenenin daha fazlasını, Tanrı’nın lütfuyla bana daha fazla sevgi için alan açıldığını gösterdi. Annelik güzeldir, fakat bu kolay olduğu için değil, kutsal olduğu için güzeldir. Bizlere her gün, sıradan ve olağanüstü şekillerde başkası için hayatımızı nasıl feda edeceğimizi öğretir.”
ProLove Ministries ve LoveLine olarak, anneliği kültürümüzde yeniden kazanmak için çalışıyoruz. Kendimizi, anneliğin iyi, çocukların birer hediye olduğu ve kriz anındaki ailelerin yardıma ihtiyaç duyduğu gerçeğini yeniden tesis etmeye adamış durumdayız. Amacımız, ülkemizdeki yasal olarak kürtajın sona erdiği bir geleceğe ulaşmaktır, ancak yasal olarak bunu sağlamak tek başına yeterli değildir.
Bizler, karşılaşacakları durumlarda kadınlara cesaret, pratik yardım ve umut sunan bir kültür inşa etmeliyiz. Bu, toplumda bir güvenlik ağı oluşturmamız gerektiği anlamına geliyor. Annelik kaçınılması gereken bir şey değil, onurlandırılması, desteklenmesi ve korunması gereken bir olgudur.”
