UniCredit CEO’su Andrea Orcel, İtalyan bankasının Commerzbank’ı devralma sürecinde önemli değişiklikler talep ediyor. Orcel’in, Commerzbank CEO’su Bettina Orlopp’un görevden alınmasını istediği ve Berlin’in iki denetim kurulu koltuğunu elinde tutmasına karşı olduğu belirtiliyor.
Reuters’a göre, UniCredit aynı zamanda Commerzbank Başkanı Jens Weidmann’ın da ayrılmasını talep ediyor. Alman Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile Orcel, pazartesi günü İtalyan bankasının devralma planları üzerine bir araya geldi. İki yıllık bir mücadelenin ardından Berlin’in devralma sürecini engelleyememesi sonrasında yapılan bu görüşme önemli bir dönüm noktası oldu. Her iki taraf da toplantıyı “yapıcı” olarak nitelendirdi.
UniCredit, görüşme sonrası bir yorumda bulunmadı. Commerzbank sözcüsü, yönetimde değişiklik olacağına dair iddiaları reddederek, “Commerzbank AG Yönetim Kurulu, yürürlükteki sözleşmelere sahiptir, denetim kurulu genel kurul tarafından seçilmektedir ve strateji üzerinde tam uyum bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Alman Maliye Bakanlığı ise, pazartesi günü, iki yönetim koltuğunu elinde tutmak istediklerini belirttikten sonra daha fazla yorum yapmadı. Pazartesi günü Berlin’de yapılan toplantıda liderlik rolleri veya UniCredit’in Alman hükümetinin iki yönetim koltuğunu koruma konusundaki karşıtlığı hakkında bir görüşme yapılıp yapılmadığı belirsizliğini koruyor.
Klingbeil, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şu anda Commerzbank’ın denetim kurulunda temsil ediliyoruz ve bu temsilimiz devam edecek.” dedi. Ayrıca, “Ve elbette, zamanında UniCredit’in yönetiminde de temsil edilmeyi bekliyoruz.” şeklinde konuştu.
Orlopp, geçen ay, Almanya’nın ikinci büyük bankası üzerindeki uzun süredir devam eden sahiplik mücadelesinin ardından görevini bırakmak için baskı altında olmadığını ifade etmişti. Orcel, yaz boyunca Commerzbank çalışan temsilcileri, yerel makamlar ve merkezi hükümetle bağlantı kurmak istediğini, Orlopp ve Weidmann’ı dahil etmediğini söylemişti.
UniCredit, Commerzbank’ta olağanüstü bir genel toplantı düzenleyerek yeni hissedar temsilcileri atama yetkisine sahip. Almanya, 2009 yılında küresel mali kriz sırasında Commerzbank’ı kurtardığında iki kurul üyesi atama hakkı kazanmıştı. Hala %13,3’lük bir hisseye sahip olan Berlin’in iki üyesini koruyup koruyamayacağı ise belirsizliğini koruyor.
Berlin, yönetim koltuklarının yanı sıra, UniCredit’in devralma süreciyle ilgili bir dizi talepte bulunmuş durumda; bunlar arasında Commerzbank’ın borsa listesinde kalması, Frankfurt’taki merkezinin korunması ve Alman orta ölçekli şirketlerle hem yerelde hem de yurtdışında finansman sağlamaya devam etmesi gibi maddeler yer alıyor.
Aylardır devam eden direnişin ardından, Alman hükümeti temsilcileri ve Commerzbank yöneticileri, UniCredit’in %50’ye yakın bir hisse edinmesi sonrası olası bir anlaşma konusunda daha yumuşak bir tutum sergilemeye başladılar. Alman yetkililer, ülkelerinin siyasi krizin eşiğinde olduğu bir dönemde, istihdamı ve Avrupa’nın en büyük ekonomisindeki orta ölçekli şirketler için kritik bir rol oynayan bankanın markasını korumayı umuyorlar.
UniCredit ve Commerzbank birleşirse, 1.3 trilyon eurodan fazla (1.5 trilyon dolar) varlığa sahip bir banka oluşacak; bu da euro bölgesinin en büyük iki ekonomisini kapsayacak.
