İranlı bir yetkili, Başkan Donald Trump’ın Orta Doğu savaşının sona ermesi için müzakerelere açık olduğunu söylemesinin ardından, Salı günü ABD ile herhangi bir görüşmeyi reddetti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Mohsen Rezaei, X hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD başkanının ‘müzakere yok’ mesajından ‘görüşmeye hazırız’a giden kararsız sinyallerine dikkat etmeyin” ifadelerini kullandı.
Rezaei, “Petrol ve boğazlardaki riskler değişti. Hasar kontrolü gelmekte olanı durduramaz. İran’ın koşulları yerine getirilmeden müzakere yok. Bu kadar basit!” dedi.
Pazartesi günü Trump, uzun süredir savaşın sona ermesi için bir anlaşmanın imzalanmasının erken olduğunu belirtmesine rağmen İran ile görüşmelere açık olduğunu söyledi.
Trump, Truth Social platformunda “Başarısız olan İran milleti hızlı ve acilen bir anlaşma yapmak istiyor. ABD’nin katılıp katılmayacağına ben karar vereceğim – Bu konuda açığız” ifadelerini kullandı.
İran, savaşın sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukasının kaldırılması için tazminat ve yaptırımların kaldırılması gibi taleplerini sürekli olarak ön koşul olarak sıralamaktadır.
Öte yandan, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), Salı günü Hürmüz Boğazı yakınında iki MQ-1 insansız hava aracını engelleyip “imha” ettiğini duyurdu; bu, son günlerde vurdukları dördüncü drone olarak kabul ediliyor.
IRGC, dronelardan birinin su yolunun doğusundaki yeni konuşlandırılan gelişmiş hava savunma sistemleriyle düşürüldüğünü, diğerinin ise Hürmüz Boğazı’nın batısında engellendiğini bildirdi, ancak detay vermedi.
Pazartesi günü, devlet televizyonu IRIB, aynı tipte başka bir dronu “imha ettiklerini” iddia etti.
Ayrıca, İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, savaşın sona ermesi, ateşkes ve tam ölçekli savaş olmak üzere üç olası senaryo için ulusal pasif savunma talimatı yayınladı.
Tüm ölçekli savaş senaryosuna göre, büyük kamu etkinlikleri ve yüz yüze toplantılar askıya alınacak; faaliyetler operasyonel hazırlık, temel hizmetlerin sürekliliği, kaynak yönetimi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyon üzerinde yoğunlaşacak.
Ateşkesin sağlanması durumunda, halkın hazırlığı, hibrit savaşa karşı dikkatli olunması ve bilgi güvenliği önceliklidir; savaşın son bulması durumunda ise planlanan tatbikatlar, eğitim ve kamu programlarının tam olarak uygulanması sağlanacaktır.
Yayınlanan talimat, İran’ın “ikinci ve üçüncü dayatılmış savaşlar” deneyimlerine dayanarak operasyonel planların güncellenmesini de gerektirmektedir.
İran, önceki yıllarda halkın hazırlığı ve kritik altyapının korunması konularında benzer talimatlar yayınlamıştı. Ancak en son yayınlanan talimat, ABD ile devam eden savaşın ortasında, üç farklı çatışma senaryosuna yönelik önlemleri açıkça ortaya koymaktadır.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a yönelik büyük ölçekli saldırılar başlattı ve hükümet binalarını, askeri tesisleri, füze altyapısını ve hava savunmalarını hedef aldı. İran ise bölgedeki ABD üslere ve İsrail’e karşı füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirdi.
Çatışma bölge genelinde genişlerken, diplomatik çabalar da düşmanlıkların sona ermesi için sürdürülüyor. Mevcut çatışma öncesinde İran ve İsrail, Haziran 2025’te 12 gün süren bir savaş yaşamış, bu savaş ABD’nin arabuluculuğunda bir ateşkesle sona ermişti.
