İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım niteliğindeki savaşını Batı Şeria’da da genişletmesi, illegal yerleşimcilerin hem Hristiyan hem de Müslüman köylere saldırmalarına yol açtı. Bu gelişmelerin ışığında, Yunanistan, İsrail ile 31 Ağustos’ta önemli bir savunma anlaşması imzaladı.
Yaklaşık 3 milyar Euro değerindeki Achilles Kalkanı anlaşması kapsamında, İsrail, Avrupa Birliği üyesi Yunanistan’a David’s Sling, SPYDER ve BARAK MX sistemi gibi hava savunma teknolojileri sağlayacak.
İsrail Savunma Bakanlığı, bu anlaşmayı “İsrail-Yunanistan ilişkilerinde tarihin en büyük savunma ihracat anlaşması ve İsrail Devleti tarihindeki en büyük anlaşmalardan biri” olarak tanımladı. Bakanlık, anlaşmanın temelinde “İsrail savunma kurumunun savaş sırasında kazandığı geniş operasyonel deneyim” olduğunu belirtti.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, iki ülke arasındaki artan ilişkileri, Hindistan’dan Yunanistan’a, Güney Kıbrıs’taki Rum Yönetimi ve Afrika’ya uzanan kendi tanımladığı “altıgen ittifakın” bir parçası olarak görüyor.
Uzmanlar, Yunanistan-İsrail savunma anlaşmasını kendi başına önemli bir gelişme olarak değerlendirmekte ve ülkelerin giderek artan stratejik işbirliğinin bir uzantısı olarak yorumlamaktadır.
Geçtiğimiz Nisan ayında, her iki ülke de €650 milyon ($750 milyon) değerinde PULS anlaşması imzaladı. Oral Toga, bu anlaşmayı, Yunanistan’ın gelecekteki askeri yapısının “sinir sistemi” olarak nitelendirerek, bunun sıradan bir silah alımından daha fazlası olduğunu dile getirdi.
Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Achilles Kalkanı’nı “silah sistemleri koleksiyonundan bütünsel bir caydırıcılık sistemine geçiş” olarak tanımladı ve bu durum Yunanistan’ın İsrail ile artan savunma işbirliğini vurguladı.
Dendias ayrıca, Yunanistan’ın yeni gemi ve uçaklarının, İsrail sistemleri ile donatılmış olarak Ege Denizi’ndeki dar savunmanın ötesinde daha geniş bir caydırıcılık rolü üstleneceğini belirtti.
Bu değişiklik, Türkiye’nin bazı Yunan adalarının uluslararası anlaşmalar gereği askersiz kalması gerektiği yönündeki iddialarıyla bağlantılı olarak Ege Denizi’ndeki durumu etkileme potansiyeline sahip.
Yunanistan’ın şu anda İsrail’in hava savunma ve füze sistemlerini edinmesi, bu çok katmanlı yapının nerede konuşlandırılacağı sorusunu gündeme getirebilir. Bu durum, Yunanistan’ın Türkiye’nin askersiz kalması gerektiğini savunduğu adalarda İsrail ekipmanlarını konuşlandırma olasılığını beraberinde getirmekte ve Ege’deki uzun süreli anlaşmazlıklara bir katman daha ekleyebilir.
Son dönemde edinilen İsrail silah sistemleri, Ege Denizi’nden Avrupa’nın doğusuna kadar uzanan Yunanistan-İsrail işbirliğinin derinleştiğini gösteriyor.
Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, bölgedeki enerji kaynakları ve deniz düzenlemeleri konusunda da işbirliği geliştirdi. Uzmanlar, Yunanistan’ın Türkiye’nin hızla gelişen savunma sanayisine karşı koyabilecek başka bir ortak bulmasının zor olduğunu vurguladı.
Türkiye, Gazze’deki İsrail’in eylemlerine ve bölgedeki daha geniş askeri politikalarına, ayrıca Lübnan, Suriye ve İran’daki uygulamalarına güçlü bir şekilde karşı çıkıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile en son Mekke’de bir savunma pakti imzalayarak bölgesel diplomatik ve güvenlik bağlarını genişletme çabalarını sürdürüyor.
