Türk kültürüne önemli bir katkı sağlayan İstanbul’un arkeoloji müzeleri, geniş kapsamlı bir yenileme projesiyle canlandırıldı. Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projeyle tarihi binaların ve ziyaretçi alanlarının yeniden hayata geçirildiğini duyurdu.
Çalışma, kompleksin ana neoklasik binası, Eski Çağlar Müzesi, Çinili Köşk, avlu ve yakınlardaki Gülhane Parkı’ni kapsadı. Ersoy, projenin en önemli amacının binaların orijinal mimari karakterini korumak ve çağdaş müze uygulamalarını tanıtmak olduğunu belirtti.
Ana müze binasının restorasyonu 2011 yılında başladı ve aşamalı olarak gerçekleştirildi. Yapının güçlendirilmesinin ardından koruma ve sergileme çalışmaları yapıldı ve bina 2021 yılında ziyaretçilere yeniden açıldı.
2023 yılı Ocak ayında başlatılan son aşama, Eski Çağlar Müzesi ve Çinili Köşk’e odaklandı. Eski Çağlar Müzesi’nde, ekipler binanın beton ve kemer tavanlarını, duvarlarını güçlendirdi, çatıyı yeniledi ve cephedeki dekoratif unsurları koruma altına aldı. Müzenin Asur, Sümer, Sümer-Ak aden, Arap, Babil, Hitit, Urartu ve Mısır galerileri güncellenmiş sergi ve aydınlatma sistemleri ile yeniden düzenlendi. Müze, 6 Temmuz’da tekrar ziyarete açıldı.
Çinili Köşk’te yapılan koruma çalışmaları arasında, sonradan eklenmiş çatı unsurlarının kaldırılması ve eski kurşun kaplamaların, orijinal yapıya uygun malzemelerle değiştirilmesi bulunuyor. Ayrıca, binanın dış cephesinde yer alan yaklaşık 54.000 karo kataloglandı ve her biri için ayrı bir koruma planı hazırlandı. Karolar, temizlenerek güçlendirilip onarıldı ve renk restorasyonuna tabi tutuldu. Köşkün İznik, Kütahya, Çanakkale, Erken Osmanlı ve Selçuklu galerileri de güncellendi.
Proje, sadece müze binalarıyla sınırlı kalmadı. Kompleksin ana girişi Gülhane Parkı’na taşındı ve burada yeni bir ziyaretçi karşılama merkezi kuruldu. Osman Hamdi Bey Yokuşu boyunca toplamda 38 arkeolojik eser sergilendi ve avluda yaklaşık 140 eser dışarıda yerleştirildi. Ersoy, “Bunu sadece eserlerin sergilendiği bir müze kompleksi olarak değil, ziyaretçilerin tarih, sanat, mimari ve kültürle etkileşime girebileceği canlı bir kültürel alan olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
