Venezuela’nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ilişki, kontrol üzerinden tanımlanıyor. Rodríguez, Nicolás Maduro’nun ABD güçleri tarafından gözaltına alınmasının ardından bu görevi üstlendi.
Birleşmiş Milletler’deki temaslarında Trump’ın, Rodríguez ile yüz yüze ilk görüşmesini gerçekleştirmesi bekleniyor. Rodriguez ve Trump arasındaki ilişki, “sömürgecilik”, “teslimiyet”, “kukla hükümeti” gibi tanımlarla ifade ediliyor, ancak bu ilişki kesinlikle bir kontrol ilişkisi.
Rodríguez’ün selefi Maduro’nun durumu, onun üzerinde büyük bir tehdit oluşturuyor. Özellikle New York’ta, Maduro’nun Birleşmiş Milletler’in bulunduğu nehrin karşısında hapiste olması bu durumu pekiştiriyor.
Rodríguez’ün benzer bir akıbete uğrama ihtimali, onun Trump yönetimine arzu edilenleri sunduğu anlamına geliyor. ABD, artık Venezuela’nın petrol gelirlerini toplamakta ve bu gelirin nasıl harcanacağını kontrol etmekte. Bu kontrol, öğretmen maaşları ve tıbbi malzemeleri de kapsamaktadır.
Ayrıca ABD, çok sayıda yolsuzluk suçlamasıyla karşılaşan, ancak bu suçlamaları reddeden Venezuelalı bir işadamına ait olan Kuzey Amerikan Mavi Enerji Ortakları adlı özel firmada büyük bir hisse sahibi olmuştur.
Bu ortaklık, yaklaşık 65 milyar varil petrol içeren on yedi petrol sahasında 100 yıllık hak elde etmiştir. ABD ayrıca bu üretimin %20’sini satın alma hakkına ve geri kalanının ilk önceliğine sahiptir.
Ancak Rodríguez, tek taraflı bu ilişkiden de fayda elde edebiliyor. Trump onun desteklerini artırdıkça, Rodríguez daha fazla varlık devredecek ve Trump yönetimi için vazgeçilmez hale gelecektir. Bu da, ABD’nin desteklediği hükümet ile muhalefet partileri arasındaki müzakerelerde seçimlerin yapılmasını hızlandırmasını engelleyecektir.
Bu durum, seçilmemiş olan Delcy Rodríguez için şu anda gücü elinde tutma anlamına geliyor.
