Türkiye’de tasfiye sürecine giren yatırım fonlarından çıkan paraların büyük kısmı banka mevduatlarına yöneldi. Merkez Bankası Başkanı, bu durumun Finansal sisteme yayılma riskinin şu anda sınırlı olduğunu açıkladı.
Geçtiğimiz ay, bazı yönetim şirketlerinin geri ödeme yapamayacakları uyarısının ardından, yedi varlık yöneticisi tarafından yönetilen 130’dan fazla yatırım fonunun tasfiyesi kararlaştırıldı. Tasfiye edilen fonların üç yıllık süreçte 20 milyar dolardan fazla varlık yönettiği ve yaklaşık 500 bin yatırımcının etkilendiği bildirildi.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, tasfiye sürecinin oluşturduğu 85 şüphelinin gözaltına alındığını belirterek, yabancı yatırımcıların da yerel fonlardan çıktığını ifade etti. Karahan, bu süreçte iç yatırımcıların paralarının hangi yöne gideceğinin dolarizasyon açısından önemli olduğunu vurguladı.
Karahan, “Bu miktarın önemli bir kısmının mevduatlara yöneldiğini görüyoruz,” diyerek, toplam ticari ve tasarruf mevduatlarının bu dönemde 800 milyar TL’yi (16.27 milyar ABD Doları) aştığını söyledi. Ayrıca, yabancı para fonlarından da çıkışların olduğunu ve bu paranın yabancı para mevduat hesaplarına yönelmesini beklediklerini dile getirdi.
Tasfiye sürecinin finansal sistemle olan bağlantısının ve mevcut verilerin zayıf bir ilişkiyi gösterdiğini kaydeden Karahan, “Verilere göre Türk lirasına yönelmenin bir biçimde devam ettiğini söyleyebiliriz,” dedi. Mevduat tercihleri açısından da Türk lirasının payının yüzde 61 ile 61.4 civarında stabil kaldığını belirtti.
Karahan, tasfiyenin makroekonomik etkilerini değerlendirmenin zaman alacağını, ancak merkezi bankanın etkileri üç alanda izleyeceğini ifade etti: servet, rezervler ve reel sektör. İlgili veriler, yatırımcıların tasfiye edilen fonlardan çıkan paralarını Türk lirasına yönlendirdiğini gösteriyor. Ancak bu etki reel ekonomi üzerinde sınırlı kalacak gibi görünüyor.
Son olarak, Karahan, arz baskılarının azalması durumunda disinflasyon sürecinin hız kazanacağı beklentisini paylaştı. Yıllık enflasyon Eylül ayında yüzde 30’un altına düşerek, son beş yılın en düşük seviyesini gördü.
