Bulgaria, Türkiye ve Romanya, Sofia’da yapılan üçlü savunma bakanları toplantısında Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik drone saldırılarını kınadı ve bölgesel güvenlik ile iş birliğini derinleştirme konularını ele aldı.
Toplantıya Bulgaristan Savunma Bakanı Dimitar Stoyanov, Türkiye Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Romanya Savunma Bakanı Ștefan-Radu Oprea katıldı.
Görüşmelerin ardından, üç ülke Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıları kınadı ve bilgi paylaşımını, deniz durumsal farkındalığını ve erken uyarı sistemlerini güçlendirme konusunda anlaştı.
Yaşar Güler, toplantı sonrası yaptığı basın açıklamasında Türkiye’nin Karadeniz güvenliğine yaklaşımını vurgulayarak, NATO müttefikleri ile iş birliğine de açık olduklarını belirtti.
Güler, Türkiye’nin Karadeniz’deki en uzun kıyıya sahip ülke olduğunu hatırlatarak, bölgesel istikrar ve güvenliği korumaya verdikleri önemi vurguladı.
Güler, kararların mevcut güvenlik ortamını dikkate alması gerektiğini ve gerginlik artırabilecek veya ek riskler getirebilecek yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.
Türk Boğazları’ndan Savaş Gemisi Geçiş Düzenlemeleri Devam Edecek
Güler, açıklamasında Montrö Sözleşmesi’ne de dikkat çekti. Türkiye’nin savaşın başlangıcından bu yana Sözleşme’yi titizlikle uyguladığını belirten Güler, bunun çatışmanın daha geniş bir bölgeye yayılmasını önlemeye yardımcı olduğunu ifade etti.
Mevcut savaş gemisi geçiş düzenlemelerinin, mevcut koşullar sürdüğü sürece geçerli olacağını doğruladı.
Güler ayrıca, Karadeniz güvenliğine diğer ülkelerin katkılarıyla ilgili önemli bir unsurda da bulunarak, 2024’te Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından kurulan Karadeniz Mayın Karşıtı Görev Grubu’na (MCM Black Sea TG) diğer ülkelerin, üç üyenin onayıyla katkıda bulunabileceğini ifade etti.
“Hayati deniz altı altyapısının korunmasına ve sürüklenen mayınlar gibi risklere odaklanmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda, 7 Temmuz 2026’da NATO zirvesi çerçevesinde Mutabakat Zaptı’nda yapılan değişikliği imzaladık,” dedi.
Güler’in açıklamasında Türkiye’nin Rusya ile süren diyaloguna dair başka bir diplomatik mesaj da yer aldı.
Güler, Ankara’nın Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineleyerek, Moskova ile iletişim kanallarının sürdürülmesinin Türkiye’ye bölgesel krizlerin tırmanmasını önlemek için yardımcı olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile temaslarını sürdürdüğünü belirten Güler, her iki tarafa da ticari gemilere yönelik saldırıları durdurma ve sivil deniz taşımacılığını çatışmanın dışına çıkarması gerektiğini söyledi.
“Türkiye, Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında deniz taşımacılık yollarını korumak ve Karadeniz’deki seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için diyalog fırsatları yaratmak amacıyla tüm kanallardan iletişim kurmaktadır. Her iki tarafa da ticari taşımacılığı çatışma bölgesinin dışına çıkarmak ve sivil gemilere yönelik saldırıları hemen durdurmak için sürekli uyarılar yapılmaktadır,” dedi.
Türkiye, Türk Bayraklı ve Türk İşletmeli Gemilere Yönelik Saldırılara Tüm Hukuki Haklarını Saklı Tutmaktadır
Güler, Türkiye’nin Türk bayraklı ve Türk işletmeli gemilere yönelik saldırılarla ilgili tüm hukuki haklarını saklı tuttuğunu vurgulayarak, savaşın her iki tarafına da ticari taşımacılığı çatışmanın dışında tutmaları gerektiği çağrısında bulundu.
Sofia’daki toplantının bir başka önemli sonucu ise siyasi ve askeri düzeyde üçlü istişarelerin devam etmesi kararının alınmasıydı.
Politik Görüşmeler Bükreş’te, Askeri Görüşmeler Ankara’da
Bulgar Savunma Bakanı Stoyanov, bir sonraki siyasi düzeydeki toplantının Bükreş’te gerçekleştirileceğini, askeri uzmanların ise Ankara’da bir araya geleceğini açıkladı.
Romanya Milli Savunma Bakanı Ștefan-Radu Oprea, Rusya-Ukrayna savaşının ülkesine yönelik güvenlik sonuçlarını vurgulayarak, NATO’nun gözetim, erken uyarı ve drone karşıtı yetenekleri güçlendirme konusundaki desteğinin önemine değindi. Aynı zamanda, Romanya’nın münhasır ekonomik bölgesindeki kritik altyapının korunması için tedbirlerin güçlendirilmesi gerekliliğini de ifade etti.
Karadeniz Mayın Karşıtı İnisiyatifinin – MCM Black Sea – devam eden iş birliğinin, mayınları tespit etmek ve etkisiz hale getirmek ile seyrüsefer güvenliğini sağlamak için önemine de dikkat çekildi.
