Son bir ayda siber saldırılar yalnızca finans sektörünü hedef almadı. Bir borsa, bir banka, bir maliye bakanlığı ve Avrupa’daki yüzlerce süpermarketin soğutma sistemleri de saldırıya uğradı.
En büyük finansal kayıp, kripto para borsası Binance’ta gerçekleşti. Günlük yaşamda en çok gözlemlenen etki ise Fransa’da yaşandı; burada yiyecekler bozuldu ve bankacılık uygulamaları erişime kapandı. Olaylar tek bir merkezi kampanya gibi görünmüyor; aktörlerin ve yöntemlerin farklılık gösterdiği belirtiliyor. Ancak saldırganların öncelikle insanları ve uzaktan erişimi hedef aldığı, ayrıca yapay zeka araçlarının saldırıları daha ucuz ve hızlı hale getirdiği ortak bir özellik.
Belki de tek iyi haber, bireyler için en etkili önlemlerin hala basit ve ucuz olması.
Binance saldırısı
27 Ekim’de gerçekleşen Binance saldırısında, dünyanın en büyük kripto para borsasının maruz kaldığı kaybın yaklaşık 6.3 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.
Saldırganlar, önce bir çalışanının bilgisayarına sahte bir iş mülakatı yoluyla sızdı, ardından çalınan kimlik bilgilerini kullanarak cüzdan imzalama hizmetine erişti. Paranın büyük bir kısmı, 10 farklı blockchain üzerinden yaklaşık 20 dakika içinde aktarıldı.
FBI, olayı Kuzey Kore ile bağlantılı bir grupla ilişkilendirdi. Yaklaşık 2.85 milyar dolar donduruldu ya da bloke edildi. Binance, kullanıcılarının kayıplarını karşılayacağını ve etkilenen token varlıklarının %98’ini geri yüklediğini duyurdu.
Fransa’da, Credit Mutuel Arkea bankasına yapılan saldırının ardından yaklaşık 118 milyon euro (131.90 milyon dolar) kayba uğradığı bildirildi. Blockchain araştırmacısı ZachXBT ve yerel basın, yaklaşık 133 milyon doların birkaç gün içinde kripto paraya dönüştürüldüğünü aktardı.
Banka, saldırıyı, dolandırıcılık işlemlerini ve bazı transferlerin askıya alındığını doğruladı ancak kaybedilen miktarı onaylamadı ve müşteri varlıklarının etkilenmediğini bildirdi. Bankacılık uygulamasındaki transferler geçici olarak durduruldu.
Belçika Maliye Bakanlığı’nda ise 28 Ekim’de vergi portalı da dahil olmak üzere birçok çevrimiçi hizmet tedbir amacıyla kapatıldı. İlk bulgular kişisel veri çalınmasına dair herhangi bir işaret göstermiyor.
Soğutma sistemlerine saldırılar
Fransa ve Avrupa genelindeki süpermarketlerin soğutma sistemleri, 12 Ekim ve 2 Kasım tarihlerinde hedef alındı. Saldırganlar, Danfoss tarafından üretilen kontrol cihazları aracılığıyla uzaktan çözme ayarlarını değiştirdi. Bazı yerlerde dolaplar ve derin dondurucular bir gecede 50 dereceye kadar ısındı.
Fransız medyası, etkilenen mağaza sayısının yüzlerce olduğunu (bazı kaynaklarda 700’e kadar) bildirdi. Yaklaşık 300 Intermarche mağazasının etkilendiği, kayıpların birkaç milyon euroya ulaşabileceği ifade edildi. Haguenau’daki iki Intermarche mağazasında 270,000 euro değerinde ürünün atıldığı belirtildi.
2 Kasım’da benzer olaylar, Belçika, Estonya, Finlandiya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İsveç’teki mağazalara da yayıldı (Delhaize, Carrefour, Intermarche, Spar). Fransa’dan gelen ilk raporlarda saldırıyı üstlenen olmadı. Sanayi siber güvenlik firması Claroty’nin daha önce yaptığı bir çalışmada, tehdit altındaki bir Danfoss kontrol cihazının soğutmayı kapatabileceği ve yanlış sıcaklık okumaları gösterebileceği belirtilmişti. Bu durum finans yerine gıda güvenliği açısından ciddi bir örnektir.
Hesaplar için basit dijital önlemler
Her hesap için farklı ve uzun bir şifre kullanın. Şifre yöneticisi bu süreci kolaylaştırır.
SMS yerine uygulama tabanlı doğrulama veya bir donanım güvenlik anahtarı kullanın. Kripto ve banka hesaplarınızı önceliklendirin.
Borsa veya bankanızın sunduğu güvenlik ayarlarını aktif hale getirin; örneğin, bir çekim adresi beyaz listesi, parasal çekimler sonrası bekleme süresi ve giriş bildirimleri gibi.
Banka ve borsa e-posta bildirimlerini ayrı, güvenli bir e-posta adresine yönlendirin.
Aygıtlarınızın işletim sistemlerini ve uygulamalarını güncel tutun. Güncellemeleri erteleyerek kendinizi riske atmayın.
Tanımadığınız kaynaklardan dosya, eklenti veya “kodlama ödevi” indirmeyin. Binance saldırısının da ilk adımı bu şekilde gerçekleşti.
İmkanınız varsa, banka ve kripto işlemleri için ayrı, temiz bir aygıt veya tarayıcı profili kullanın. Tarayıcı uzantılarınızı azaltın ve kullanmadıklarınızı silin.
Banka veya borsa adına aramalar alırsanız, telefonu kapatın ve kartınızın arkasındaki numarayı ya da resmi uygulamadaki numarayı kendiniz arayın.
Sizi acele ettiren veya “şimdi harekete geç” diyen mesajlara güvenmeyin.
Bir bağlantıya tıklamak yerine, uygulamayı açın veya adresi kendiniz yazın.
Sahte iş tekliflerine karşı özellikle dikkatli olun. İlk mülakatta dosya indermenizi ve uzak erişim kurmanızı isteyen kimseye güvenmeyin.
Kripto varlıklar için ekstra önlemler
Uzun vadeli varlıklarınızı borsa yerine, kendi kontrolünüzde bir donanım cüzdanında saklayın.
Tüm varlıklarınızı tek bir borsada veya cüzdanda tutmayın.
Cüzdan kurtarma kelimelerini (seed phrase) dijital olarak saklamayın ve kimseyle paylaşmayın.
Bilmiyorsanız bir akıllı sözleşmeye onay vermeyin ve kullanmadığınız izinleri iptal edin.
Borsa “kullanıcı kayıplarını biz karşılarız” dese bile bu bir garanti değildir. Şirketin kaynakları ve yasal denetimler önemlidir.
Türk Telekom’un açık kaynaklı bulutunun veri egemenliği tartışmasındaki önemi
Kuruluşların verilerini nerede barındıracakları sorusu bulut pazarında belirleyici hale gelirken, Türk Telekom, Bilgisayar ve Bilişim Güvenliği Araştırma Merkezi BİLGEM ile geliştirdiği yerli platform ve veri merkezi altyapısıyla bu alandaki iddiasını sürdürüyor.
Fiber altyapı, veri merkezleri ve yerli platform, Türkiye’nin önde gelen telekom operatörüne kuruluşlara kapsamlı bir paket sunma imkanı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde yerli platformların global hiperscale sağlayıcılarla özellik zenginliği ve ölçeklenebilirlik açısından ne kadar rekabet edebileceği gerçek sınavı olacak.
Türk Telekom, TÜBİTAK BİLGEM ile işbirliği içinde geliştirdiği açık kaynak temelli yerli bulut platformunu kamu ve özel sektöre sunmaya başladı. Türk Telekom Bulut adı verilen bu hizmet, kuruluşların kritik verilerini yerli altyapıda barındırmasına olanak tanıyor ve açık kaynak teknolojileri üzerine inşa edilmiş. Platform yalnızca müşterilere sunulmakla kalmıyor, aynı zamanda Türk Telekom içinde de kullanılmakta.
Duyarlı verilerin korunması
Şirket, veri merkezlerinin yanı sıra hem global hem de yerli bulut çözümleri sunuyor. Bu yapı, kuruluşlara iş yüklerine göre farklı modelleri seçme esnekliği sağlıyor. Hassas verilerini ülke içinde tutmak isteyenler için yerli platform öne çıkıyor.
Veri merkezi tarafında, bulut hizmetlerine dayanak oluşturan yerli teknoloji kullanımı da dikkat çekiyor. Türk Telekom, Esenyurt Veri Merkezi’nde 2021’den beri test ettiği sıvı soğutma sistemini Türkiye’de ilk kez devreye aldı. Yapay zeka, video hizmetleri, 5G ve Nesnelerin İnterneti (IoT) gibi teknolojiler, veri merkezlerinde güç yoğunluğunu artırıyor ve bu tür soğutma çözümleri kapasiteyi verimli yönetme açısından önem kazanıyor.
Yerli bulut seçeneği
Sektör değerlendirmelerine göre, yerli bulutun öne çıkan güçlü yönlerinden biri kamu alımları. Değerlendirmelere göre, ihalelerde verilerin Türkiye’de tutulması gerekliliği yerli bulutla sağlanıyor ve bunu kullanan şirketler ihalelerde puan avantajı elde edebiliyor. Yerli veri merkezlerinin 5G baz istasyonlarına yakın konumlandırılması, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve otonom araçlar gibi düşük gecikme gerektiren uygulamaların hızlanmasını sağlayabilir.
Ağustos ayında yürürlüğe giren 2026-2030 AI Eylem Planı, veri merkezi kapasitesinin 2030’a kadar 250 megawatt’tan 1 gigawatt’a çıkarılmasını hedefliyor. Aynı değerlendirme, döviz bazlı global bulut maliyetleri ve veri gizliliği endişeleri nedeniyle işletmelerin “sunucum nerede olmalı” sorusuna yöneldiğini belirtiyor.
Türk girişimcilerin kurduğu AI çıkarım girişimi 16 milyar dolarlık değerlemeye ulaştı
San Francisco merkezli AI çıkarım girişimi fal, son finansman turunda 1.3 milyar dolar topladığını ve bu anlaşmanın değerlemesini Nisan ayından ikiye katladığını duyurdu.
İçerik üreticileri, tasarımcılar ve geliştiriciler tarafından kullanılan görsel, video ve ses modellerine sahip olan fal, Nisan ayında 8 milyar dolarlık değerlemesini 16 milyar dolara çıkardı. Son finansman turuna mevcut yatırımcı Bessemer Venture Partners liderlik etti.
3 Kasım’da duyurulmasına rağmen, bu turun Ekim ayında tamamlandığı belirtiliyor. Katılımcılar arasında AI yonga devi Nvidia’nın yanı sıra Sound Ventures, HOF Capital ve T. Rowe Price da bulunuyor.
Şirketin resmi bloguna göre, bu tur A Serisi F olarak sınıflandırılıyor. Nisan ayında Sequoia Capital’ın liderliğinde gerçekleştirilen 350 milyon dolar olan E Serisi ile birlikte toplam iki tur 1.65 milyar dolara ulaşıyor.
Yıllık gelir 800 milyon doları aştı
Şirket, Eylül ayı itibariyle yıllık gelirinin 800 milyon doları geçtiğini bildirdi. Bu durum, son bir yıldaki yatırımcı ilgisini açıklıyor.
Fal, Temmuz 2025’te 1.5 milyar dolar, Aralık 2025’te ise Sequoia’nın liderliğinde 140 milyon dolarlık tur ile 4.5 milyar dolar değerinde değerlendirildi. Kısacası, değeri bir yıldan kısa sürede yaklaşık dört katına çıktı.
Müşteri talebine yetişemedik
CEO ve kurucu ortak Burkay Gür’e göre, yazın talep o kadar keskin bir şekilde yükseldi ki, şirket müşterilerine hizmet veremedi ve kullanıcıları üzerinde hız sınırları koymak zorunda kaldı. Yeni sermaye, esas olarak hesaplama kapasitesini artırmak ve benzer darboğazları önlemek amacıyla planlanıyor.
Fal, çıkarsama yani bir görüntü veya video talep edildiğinde eğitilmiş bir modeli çalıştırma işini gerçekleştiriyor. Geliştiriciler, tek bir uygulama programlama arayüzü (API) aracılığıyla binlerce modele erişirken, model üreticileri de işlerini fal üzerinden dağıtıp sunuyor.
Şirket, 2021 yılında Burkay Gür ve CTO Görkem Yurtseven tarafından kuruldu. İkili daha önce Coinbase ve Amazon’da makine öğrenimi altyapısı inşa etmişti.
