Hükümetin kurucu partisi olan Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanlığı adayı, mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak belirlendi. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) sözcüsü Ömer Çelik, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını memnuniyetle karşıladı ve erken seçimle ilgili spekülasyonları yersiz buldu.
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından konuşan Çelik, partinin önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimindeki tutumunun net olduğunu belirtti.
Çelik, “AK Parti için cumhurbaşkanı adayımız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır” diyerek, yetkili parti organlarının bu konudaki tutumunun kararlı ve tutarlı olduğunu ifade etti.
Bahçeli’nin, “Cumhurbaşkanımız görevdedir ve onun arkasındayız” şeklindeki son açıklamalarını önemli bir birlik ve kararlılık göstergesi olarak değerlendiren Çelik, partisinin gündeminde yoğun bir siyasi ajanda bulunduğunu da bildirdi. Bu ajanda kapsamında, Sapanca’da yapılacak istişare kampı, NATO zirvesi, 15 Temmuz anma etkinlikleri, COP31 iklim görüşmeleri ve parti yıl dönümü kutlamaları yer alıyor.
Bölgesel gelişmelere değinen Çelik, İran ile ABD arasındaki yeni anlaşmanın gerilimlerin azalması için bir fırsat sunduğunu ancak sürecin hâlâ kırılgan olduğunu vurguladı. Kalıcı bir barış sağlama çabalarının, İsrail’in saldırgan tavırları nedeniyle tehlikeye girebileceğini savunan Çelik, 60 günlük müzakere sürecinde diplomasi için güçlü uluslararası destek çağrısında bulundu.
Ayrıca Çelik, hükümetin “Terörsüz Türkiye” girişimi çalışmalarının devam ettiğini ve yeni bir yasama aşamasına girdiğini söyledi. PKK/KCK’nın silahlı ve yasadışı yapılarının tasfiyesini sağlamayı amaçlayan yasal çerçevenin yakında Parlamento’da görüşüleceğini belirtti. Bu sürecin, devlet kurumlarının grubun silahlarını bıraktığını tespit etmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından onaylanmasının ardından tamamlanabileceğini ifade etti.
Son olarak, Çelik, tüm siyasi partileri ve sosyal aktörleri sürece katkıda bulunmaya davet ederek, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerine ulaşmak için gerekli kurumsal kapasite ve siyasi tecrübeye sahip olduğunu vurguladı.
