Cook Adaları Başbakanı Mark Brown, hükümetinin Çin ile yaptığı anlaşmalar nedeniyle Yeni Zelanda ile yaşanan tartışmalara rağmen, bir dönem daha görevde kalmayı başardı. Analistler, seçmenlerin coğrafi kaygılardan ziyade yaşam maliyetine daha fazla odaklandığını ifade etti.
Brown’ın Cook Adaları Partisi, hükümette beşinci kez üst üste iktidara gelme yolunda ilerliyor. Geçtiğimiz hafta yapılan genel seçimlerin ilk sonuçlarına göre, parti 24 üyeden oluşan parlamentoda 12 olan sandalye sayısını 18’e çıkararak, 3 bağımsız milletvekilinin katılmasıyla birlikte üçte dörtlük bir süperbirlikteliğe sahip oldu.
Bu sonuç, kendine yönetim hakkına sahip Polinezya ulusu için önem taşıyor; zira Adalar halkı Yeni Zelanda vatandaşlığına sahip ve ekonomileri turizm, ithal yakıt ve kalkınma fonlarına büyük ölçüde bağımlı.
Yeni Zelanda’nın savunma ve dış ilişkilerdeki uzun vadeli rolü göz önüne alındığında, seçimin en önemli meseleleri Cook Adaları’nın Çin ile bağlarını derinleştirme kararı ve Brown’ın hükümetinin altyapı, turizm ve deniz yatağı mineral araştırmaları kapsamındaki anlaşmalar konusunda Wellington ile yeterince görüşüp görüşmediğine dair sorular oldu. Analistler, Nisan ayında Yeni Zelanda ile imzalanan bir savunma ve güvenlik bildirgesinin bu kaygıları hafiflettiğini belirtti. Bu durum, Brown’ın geçen Çarşamba yapılan seçim öncesi siyasi zararını sınırlamasına yardımcı oldu.
