Suriye ve Türkiye, Abu al-Duhur Hava Üssü’ne gerçekleştirilen hava saldırısını sert bir dille kınadı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ise Suriye’nin, Türk askerlerinin bu alanda konuşlanmasına izin vermemesi konusunda defalarca uyarıldığına dikkat çekerek saldırıyı savunmakta.
Suriye, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi’ne yazılı protesto göndermiş durumda. Lübnan’a bağlı Hezbollah ile ilişkili Al-Akhbar gazetesi, hava üssündeki dört pistin ve diğer altyapının zarar gördüğünü bildirdi. Gazete, bu saldırının, Türkiye’nin rehabilite etmeye çalıştığı Suriye’nin merkezi bölgelerindeki askeri tesislere yapılan iki saldırının ardından gerçekleştiğini belirtti.
Al-Akhbar ayrıca, saldırının, Esad rejiminin düşüşünden sonra ilk kez, Suriye’ye ait iki uçağın kuzeyde eğitim uçuşu gerçekleştirmesinin ardından meydana geldiğini aktardı. O sırada Ankara, hava üssündeki onarım çalışmalarına katılmaktaydı.
Gazete kaynakları, iki İsrail uçağının Lüban yönünden Suriye hava sahasına girdiğini belirtti. Netanyahu’nun ofisi, İsrail’in, Şam’ın Türk birliklerinin konuşlanmasına izin vermesi nedeniyle harekete geçtiğini açıkladı.
Netanyahu’nun ofisi, “İsrail ve Suriye, belirli bir güvenlik statüsü üzerinde anlaşmıştı ancak Suriye, Halep yakınlarındaki bir hava üssünde Türk askerlerinin konuşlanmasına izin vererek bu anlaşmayı ihlal etti.” dedi. Ayrıca, “İsrail, Suriye’yi bu tür konuşlanmaların kendi güvenliğine tehdit oluşturacağı konusunda defalarca uyardı. Suriye bu uyarıları görmezden geldi.” şeklinde konuştu.
Türkiye, hava üssüne asker konuşlandırma hazırlığında olduğu iddialarını reddetti ve hava saldırısından bir gün sonra İsrail’in açıklamalarını yalanladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisi, “İsrail Başbakanlığı’nın yaptığı asılsız iddialar, İsrail’in Suriye’nin egemenliğini ihlal eden yasadışı hava saldırılarını meşrulaştırmaya yönelik.” açıklamasında bulundu.
