Sikilya’da hayatla başa çıkmaya çalışan genç bir psikiyatrist olan Francesco Panto, kendisine benzer karakterlerle dolu anime dünyasında bir sığınak buldu. Şimdi, Japonya’da yaşayan Panto, anime’nin diğer insanlara yarar sağlayabileceğini düşünüyor ve özellikle yardım istemekte zorlanan kişiler için bir terapi yöntemi olarak kullanılabilirliğini test ediyor.
Panto, “Manga ve anime, benim için çok önemli duygusal destek araçları oldu.” diyerek, Agence France-Presse’e (AFP) konuştu. İtalya’nın Sikilya bölgesinde büyüyen Panto, “Bu bölgede cinsiyet ve kendini ifade etme üzerinde çok güçlü stereotipler vardı. Ama 12 veya 13 yaşındayken ‘Final Fantasy’ adlı bir oyunu oynamaya başladım ve erkek kahramanlar benimle çok uyum sağladı.” ifadelerini kullandı.
Panto, Yokohama Şehir Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği altı aylık “karakter temelli danışmanlık” pilot çalışmasını mart ayında tamamladı. Çalışma çerçevesinde, depresyon belirtileri gösteren 18-29 yaş arasındaki 20 kişiye, ekranda bir anime avatarı olarak belirip dijital olarak değiştirilmiş bir sesle çevrimiçi danışmanlık verildi.
Panto, “Hayal filtresi insanların kendilerini rahat hissetmelerine yardımcı olabilir ve sorunlarını tanımalarına destek olabilir.” diyerek deneme sonuçlarının bu teoriyi doğrulamasını umuyor. Çalışma için altı farklı karakter oluşturuldu; her biri Japon manga arketiplerine dayanıyor ve katılımcılara bu karakterler arasından seçim yapma özgürlüğü tanındı.
Deneme sürecinin bir parçası olarak, katılımcıların kalp atışları ve uyku düzenleri izlenecek. Amaç, anime terapisinin uygulanabilirliğini test etmek ve bu tür tedavilerin depresyon belirtilerini azaltıp azaltamayacağını görmek. Panto, bu terapinin gerçek bir psikolog olmaksızın yapay zeka kullanılarak da uygulanabilip uygulanamayacağını değerlendiriyor.
