İsrail, yüksek eğitimli ve yüksek gelirli profesyonellerin göç hareketliliği nedeniyle rekor bir emigration dalgası yaşıyor. Tel Aviv Üniversitesi tarafından açıklanan araştırma sonuçlarına göre, ülkenin, Lübnan, İran ve Suriye gibi bölgelerde sürdürdüğü saldırılar ve uluslararası hukukun ihlalleri üzerindeki artan eleştiriler arasında bu göç trendi daha da ivme kazanıyor.
2023 ile 2025 yılları arasında, 270.000’den fazla İsrail vatandaşı, üç aydan fazla süreyle ülkeyi terk etti. Bu sayı, 10 yıl önceki benzer rakamlara kıyasla önemli bir artış gösteriyor.
Bu durum, ülkenin yetenek kaybı riski taşıdığına dair uyarıları da beraberinde getiriyor. Araştırmalar, doktorlar, mühendisler, akademisyenler ve diğer nitelikli profesyonellerin yüksek sayılarda ülkeyi terk ettiğini ortaya koyuyor.
Bağımsız siyasi yorumcu ve eski üniversite öğretim üyesi Ori Goldberg, Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği demeçte, bu göç trendinin İsrail’deki genel istikrarsızlığın bir yansıması olduğunu belirtti. Goldberg, “Ülke dağılmakta. İstikrar yok,” ifadelerini kullandı.
Goldberg, göç edenlerin çoğunun “istabilite”, işleyen devlet hizmetleri ve kamu kurumlarının yeterli düzeyde çalışacağına dair güvence beklediklerini vurgulayarak, “Gidenlerin sayısı genelde olduğundan çok daha fazla. Gidenlerle gelenler arasındaki denge her zamankinden çok daha büyük,” diye ekledi.
Ayrıca, bir Tel Aviv Üniversitesi araştırması, 2023 ile 2025 yılları arasında en az üç ay ülkeyi terk eden İsraillilerin sayısının 268.509 olduğunu buldu. Bu rakam, 10 yıl önceki dönemdeki 183.219’a kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor.
2023’te 86.509, 2024’te 91.499 ve 2025’te 90.922 kişi ülkeyi terk etti. Araştırmacılar, 2025 yılı için resmi 12 aylık emigration verilerinin 2027’ye kadar açıklanmayacak olması nedeniyle, en az üç ay süren ayrılışları erken bir gösterge olarak kullandı. 2025 yılında 45.000 ila 50.000 İsrailli’nin en az bir yıl yurt dışında kalmış olabileceği tahmin ediliyor.
Knesset komitesindeki tartışmalara göre, 2022 ile 2024 yılları arasındaki göç dengesi negative seyir izledi ve üç yılda yaklaşık 140.000 kişi azaldı. Göç edenlerin profili de değişti. 2022’de 25-64 yaş aralığındaki İsrail göçmenlerinin eğitim düzeyinin genel nüfustan belirgin şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.
Özellikle 2024 yılında 530 doktor ülkeyi terk etti; bunların üçte ikisi eğitimini İsrail’de almıştı. İsrail Gelir İdaresi’nin Times of Israel’e aktardığı araştırma, 2023 ve 2024 yıllarında zengin İsrailliler arasında göçün önemli ölçüde arttığını ve çok sayıda doktor, mühendis ve diğer yüksek eğitimli profesyonelin yer aldığını gösteriyor.
Goldberg, profesyonellerin ayrılmasının, sağlık, araştırma ve teknoloji gibi alanlarda koşullar zorlaştıkça “gerçek bir risk” oluşturduğunu belirtti. Özellikle doktorların yurt dışında eğitim için gönderildikten sonra geri dönmemesi ve teknoloji profesyonellerinin daha fazla taşınabilirliğe sahip olması dikkat çekiyor. Goldberg, “Bu meslekleri İsrail’de icra etmek giderek zorlaşacak, bu yüzden insanlar ülkeden ayrılacak,” dedi.
Goldberg, son günlerde yaşanan gelişmelerin bu süreci hızlandırdığını, özellikle Ekim 2023’te Hamas’ın saldırısının ardından İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı savaşın bu durumu etkilediğini vurguladı. “Ekim 2023’ten zorlu bir dönem geçtik, bu durumun eğitim, güvenlik ve sosyal konulardaki kutuplaşmayı artırdığını düşünüyorum,” dedi.
Araştırmalar, mevcut göç seviyelerinin kendiliğinden İsrail’in ekonomik dayanıklılığına tehdit oluşturmadığını, ancak sürdürülecek bir artışın uzun vadede etkileri olabileceğini belirtiyor. Bunun yanı sıra, devam eden göçlerin yeni göçü teşvik etme ihtimali ile bu durumun tersine çevrilmesini zorlaştırabileceği uyarısı yapılıyor. Goldberg, mevcut dalganın hemen kaybolmayacağını, siyasi ve güvenlik koşullarının kolayca stabilize olmayacağına dikkat çekti.
Goldberg, “Türkiye’nin, uzun vadeli demografik ve ekonomik bir değişimin içerisine girdiğini düşünmekteyim,” dedi.
