Kıbrıs’taki arıcılığı tehdit eden Tropilaelaps mite’ına yönelik bilim insanları hazırlıklarını sürdürüyor. Thessaly Üniversitesi‘nden doçent doktor Alexandros Papachristoforou, yerel arıcıları bu tehdidi tanımaları ve yanıt vermeleri konusunda eğitmek amacıyla Kıbrıs’ta bulunuyor.
Bu uyarı, Türkiye’de Tropilaelaps spp. mite’ının varlığının Veteriner Hizmetleri tarafından doğrulanmasının ardından geldi. Bu durum, parazitin Kıbrıs’a ulaşması durumunda arıcılık sektörünün hazırlık yapmasını teşvik ediyor.
Geçmişe göre daha iyi hazırlanmış durumda
Papachristoforou, Politis gazetesine verdiği röportajda, durumu 1982’de Kıbrıs’a gelen Varroa destructor mite’ı ile karşılaştırarak, o dönemde sektörün hazırlıksız olduğunu belirtti. “O zamanlar bugünkü bilgiye, araçlara, teknolojiye veya iletişime sahip değildik,” dedi.
Bilim insanları, Kazakistan ve Gürcistan gibi enfestasyonların mevcut olduğu ülkelere giderek bu tehdidi inceleme ve yönetmek için programlara katılıyorlar. Arıcılar şimdi tedavi yöntemleri ve bilimsel uzmanlığa erişim sağlıyor. Papachristoforou, araştırmaların biyolojik tedavilerin şu anda Tropilaelaps ile mücadelede en etkili yol olduğunu gösterdiğini, kimyasal tedavilerin ise sınırlı etki gösterdiğini vurguladı.
“Bizler bilgilendirilmiş durumdayız ve mite karşı bir adım öndeyiz,” diyerek arıcıları panik yapmamaları konusunda uyardı.
Kıbrıs’a gelişi kısa zamanda beklenmiyor
Papachristoforou, mite’ın şu an için Türkiye’nin kuzeydoğusunda, Gürcistan sınırı yakınlarında tespit edildiğini ve Kıbrıs’tan oldukça uzakta olduğunu belirtti. Bu nedenle, yayılmanın nispeten yavaş olmasının beklendiğini, en kötü senaryolarda bile mite’ın Kıbrıs’a gelmesinin önümüzdeki iki veya üç yıl içinde olmasının pek olası olmadığını söyledi.
Ancak, insan faaliyetleri aracılığıyla kazara girişlerin daha erken gerçekleşebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Topluluklar arası iş birliği hayati öneme sahip
Papachristoforou, mite’ın işgal altındaki bölgelerden Cumhuriyet’e girebileceği endişelerini ele alarak, Kıbrıslı Rum ve Türk arıcıları arasında iş birliğinin önemini vurguladı. Türk Kıbrıslı arıcıların genellikle kolonileri güneyden, değil kuzeydoğudan ithal ettiğini belirtti, ancak tedbirli olunması gerektiğinin altını çizdi.
Ayrıca, adadaki arıcılık toplulukları arasında sürekli iletişim ve bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.
Koordine bir yanıt şart
Papachristoforou, mite Kıbrıs’ta tespit edilirse ne yapılması gerektiği yönündeki soru üzerine, koordine bir yanıtın şart olduğunu belirtti. “Bu, tüm arıcıların birlikte hareket etmesi gereken benzersiz bir durum,” dedi.
Tedavinin aynı anda ve ortak bir stratejiye göre uygulanması gerektiğini, bireysel arıcıların farklı zamanlarda hareket etmelerinin veya hiç hareket etmemelerinin istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bilimsel rehberlikle, mite’ın neden olduğu zararı sınırlamanın mümkün olabileceğini, tamamen ortadan kaldırmanın imkansız olsa bile bunun sağlanabileceğini ekledi.
