Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Varosha’nın iadesini Avrupa Komisyonu denetimindeki Mağusa Limanı’nın işletilmesiyle bağlayan bir güven artırıcı önlem olarak Mağusa’yı gündeme taşıdı.
Bu öneri, Kıbrıs sorununda ilerleme sağlayacak yollar arayan Lefkoşa tarafından sunuldu. Ciddi müzakerelerin yeniden başlatılmasındaki zorluklar devam ederken, bu girişim özellikle 2006’nın ikinci yarısında Finlandiya’nın AB dönemin geliştirdiği eski önerilere dayanıyor.
Plan, Varosha bölgesinin başlangıçta Birleşmiş Milletler yönetimine geçmesini ve ardından bu bölgedeki yasal sakinlerin geri dönüşünü öngörüyor. Aynı anda Mağusa Limanı, Avrupa Komisyonu’nun denetiminde çalışacak.
Finlandiya’nın önceki önerileri, Kıbrıslı Türk gemilerinin Türk limanlarını kullanmalarını engelleyen Türkiye’nin kısıtlamalarının kaldırılmasını da içeriyordu. Ancak Türkiye o dönemde bu girişimi reddetti ve bu nedenle planlanan teknik ve siyasi düzeydeki toplantılar iptal edildi.
Bu arada Hristodulidis, Birleşmiş Milletler ve Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman’a bir dizi başka fikir sundu. Bu öneriler, her iki tarafın günlük yaşamını etkileyen meseleleri kapsıyor ve Kıbrıslı Türk tarafının daha önce dile getirdiği konularla görüşmelerin ilerlemesine yardımcı olmayı amaçlıyor.
Bazı bilgiler, bu fikirlerin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres ve Kıbrıs’taki Kişisel Elçisi María Ángela Holguín tarafından olumlu karşılandığını gösteriyor. Ancak Erhürman’ın Ankara’nın durumu nedeniyle bu önerilerle ilgili sınırlı bir hareket alanı olduğu ifade ediliyor.
Bu durum, Lefkoşa’da, Ankara’nın ilerlemeye en büyük engel olduğu ve Türkiye’nin tutumunun Kıbrıslı Türk liderliğinin manevra özgürlüğünü kısıtladığı düşüncesini pekiştiriyor.
Avrupa Birliği, Kıbrıs’a ilişkin süreçte Raffaele Fitto’yu özel temsilci olarak atayarak doğrudan rol almaya başladı. Fitto, Temmuz ayında atanmıştı ve Birleşmiş Milletler’in liderliğindeki müzakere sürecini desteklemek amacıyla görevde.
Brüksel, Türkiye ile açık ve sürdürülebilir temas kanalları açmaya çalışıyor ve AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin modernizasyonu gibi konular hâlâ gündemde. Ancak, Türkiye’nin bazı yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiği ifade ediliyor.
Öte yandan, Holguín, Guterres’in görev süresinin sona ermeden önce ilerleme sağlama çabalarını sürdürüyor. Gültekin’in mevcut görev süresinin bitiminden sonra da Kıbrıs misyonuna devam etmeyi arzularken, bunun yeni BM genel sekreteri tarafından uygun görülmesi gerektiği belirtiliyor.
Ayrıca, Ekim ortasında Kıbrıs’a yapacağı ziyareti de, Guterres’in görevi sona ermeden tüm ilerleme olanaklarını değerlendirme talimatıyla ilişkilendirmekte.
Bunun dışında, Kıbrıs ile Girit arasındaki Büyük Deniz Bağlayıcı Projesi’nin araştırma çalışmalarının 15 Ekim tarihinde yeniden başlaması bekleniyor. Yunanistan, bu projeyle ilgili olarak yetkiyi yalnızca kendisinin vereceğini iddia ediyor.
Türkiye ise, Oruç Reis araştırma gemisine 1 Ekim’de bir NAVTEX vererek, planlanan doğalgaz hattı için araştırma faaliyetleri gerçekleştirileceğini duyurdu. Lefkoşa, bu hareketi yasadışı olarak değerlendirirken, Türkiye’nin faaliyetlerinin Oruç Reis araştırma gemisinin seferleriyle bağlantılı olması durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
