Amerika’da gerçekleştirilen ara seçimler, Demokratların Kongre’nin kontrolünü ele geçirerek Cumhurbaşkanı Donald Trump’ın gündemini sınırlaması ve onun başkanlık süresinin son iki yılını şekillendirmesi açısından kritik öneme sahip. Yüksek fiyatlar ve İran ile süren savaş, Cumhuriyetçi partinin motivasyonunu olumsuz etkiliyor.
Demokratlar, Temsilciler Meclisi’ni kazanma yolunda avantajlı bir konumda girmiş durumda ve Senato’da da geleneksel olarak Cumhuriyetçi olan eyaletlerdeki yarışlar giderek daha rekabetçi hale gelmiş durumda. Ancak, gerçekleşen anketlerin sonuçları, Michigan’da son dakika gelişmeleri ve Alaska’daki seçim tartışmaları kampanyanın son saatlerinde belirsizlik yaratıyor.
Trump ve Demokrat adaylar, seçim günü öncesi son günlerde kampanya sürecini hızlandırarak mitingler düzenlediler. Seçim döneminde yaklaşık 54 milyon Amerikalı erken oy kullanarak rekor kırdı, bu süreçte 11 milyar dolara yakın bir reklam harcaması yapıldı.
Demokratlar, Washington’daki Cumhuriyetçi kontrolünü kırma fırsatını yakaladı ancak Trump’ın beklentilerin üzerinde bir performans gösterdiği yılların getirdiği bir temkinle yaklaşmayı tercih ediyorlar.
Demokrat Senatör Raphael Warnock, CNN’e yaptığı açıklamada, parti ruh halelerini “bulantılı derecede iyimser” olarak tanımladı.
Kongre’nin kontrolü için bu seçimler oldukça önemli. Temsilciler Meclisi’nde bir çoğunluk elde etmek, Demokratların Trump yönetimine karşı yasaları bloke edebilme, federal harcama müzakerelerinde etkili olabilme ve başkan ile yönetimini araştırma yetkisine sahip komitelere hakim olabilme imkanı sunacak.
Zamanında beyin kanaması geçirerek muhalefete maruz kalmayı beklemeyen Cumhuriyetçi adaylar, özellikle Texas ve Kansas gibi eyaletlerde güçlü rakiplerle karşı karşıya geliyor. New York Times/Siena anketinde, Demokrat adayların en rekabetçi yedi yarışta önde olduğu görüldü.
Yüksek fiyatlar ve İran ile sekiz aydır süren savaş, bu seçimlerin gündeminde önemli bir yer tutuyor. NBC News tarafından yayınlanan bir ankete göre, Amerikalıların yüzde 60’ı Trump’ın performansını eleştirirken, bu durum özellikle artan fiyatlar üzerinden kendini gösteriyor. Trump’ın, çok tartışmalı değişikliklerle Washington’ı dönüştürmeye çalışması da siyasi atmosfer üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Michigan’daki Demokrat Parti içindeki bir ayrılık, kampanyanın en önemli gelişmelerinden biri oldu. Demokrat Temsilci Haley Stevens, kendi partisinin adayı Abdul el-Sayed yerine Cumhuriyetçi aday Mike Rogers’ı destekleyeceğini açıkladı. Bu durum, Demokratların Michigan’daki seçim stratejisi açısından sorun yaratabilir.
Alaska’da ise bir federal mahkeme, Cumhuriyetçi aday Dan S. Sullivan’ın seçim sonuçlarının onaylanmasını engellemeye yönelik bir davayı reddetti. Seçim sonuçlarının kabul edilip edilmeyeceği, Trump’ın 2020 başkanlık seçimlerindeki kaybını tersine çevirmeye yönelik çabalarının gölgesinde tartışmaları artırmış durumda.
Her iki parti, kalan destekçilerini harekete geçirmek için çaba sarf ediyor. Demokratlar, Trump’a duyulan memnuniyetsizliği Kongre çoğunluğuna dönüştürmeyi hedeflerken, Cumhuriyetçiler Washington’daki kontrollerini korumaya çalışıyor. Bu seçim, Kongre’nin kontrolü açısından belirleyici bir rol oynayacak.
