Hamas, İsrail’i Filistinli gazetecileri öldürmek, tutuklamak ve zorla yerinden etmekle suçlayarak bu eylemleri savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar olarak nitelendirdi. Suçlamalar, uluslararası bir zaman aşımına tabi olmadığını vurguladı.
Grup, Filistinli gazetecilere uluslararası dayanışma günü vesilesiyle Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’daki gazetecilerin tehlikeli koşullar altında görev yaptıklarını belirtti.
Açıklamada, İsrail’in bölgede gazetecilere ve medya kuruluşlarına yönelik saldırılarını sürdürdüğü vurgulandı. 7 Ekim 2023’ten bu yana 262’den fazla gazeteci ve medya çalışanının hayatını kaybettiğini, 400’den fazla kişinin yaralandığını söyleyerek, yabancı gazetecilerin Gazze’ye girişinin yasaklandığını aktardı.
İsrail’in uluslararası medyanın Gazze’deki durumu bağımsız bir şekilde belgeleyebilmesini engellemeye çalıştığını da öne sürdü. Hamas, gazetecilerin öldürülmesi, tutuklanması ve sürülmesi ile medya kuruluşlarının yok edilmesini uluslararası hukukun ciddi ihlalleri olarak nitelendirerek, bu durumun hesap vermeyi gerektirdiğini ifade etti.
Filistin Gazeteciler Sendikası, son birkaç ayda yaptığı açıklamada, Gazze savaşının başlangıcından bu yana öldürülen gazeteci sayısını yaklaşık 265 olarak duyurdu. Bu rakam arasında 27 kadın gazeteci yer alırken, 500’e yakın gazetecinin yaralandığı belirtildi. Ayrıca, birçok Filistinli gazetecinin İsrail tarafından tutuklu bulunduğu kaydedildi.
Farklı kuruluşların sayılarındaki ayrılığının, kullanılan metodoloji ve doğrulama standartlarındaki farklılıklardan kaynaklandığı ifade edildi.
Gazetecileri Koruma Komitesi, bu hafta içerisinde Ekim 2023 ile Ağustos 2026 arasında İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında öldürülen gazetecileri ve medya çalışanlarını içeren veri tabanında inceleme yaptıklarını ve bazı isimleri kaldırıp, bazılarını yeniden ekleyip, çeşitli vakaların sınıflandırmalarında değişiklikler yaptıklarını açıkladı.
Hamas, uluslararası gazeteciler federasyonuna, Arap Gazeteciler Birliği’ne ve dünya genelindeki medya kuruluşlarına Filistinli gazetecilere yönelik ihlalleri kınamaları ve koruma önlemleri talep etmeleri çağrısında bulundu. Ayrıca, dijital platformlarda Filistinli medya kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar getiren İsrail ve belirli şirketleri de bu konuda eleştirdi.
Sendika, Gazze’de hayatta kalan gazeteciler arasında geniş çapta yerinden edilme kaydetti. Haziran ayında yapılan açıklamada, bölgedeki gazetecilerin %60 ila %75’inin evlerini kaybettiği veya zorla yerinden edildiği belirtildi. Medya ofislerinin ve kurumlarının %80’inden fazlasının tamamen ya da kısmen yok olduğu da vurgulandı.
Filistin Gazeteciler Sendikası, Batı Şeria’daki Filistinli gazetecilerin gözaltına alınması ve idari tutuklama uygulamalarını da devamlı olarak raporladı. 17 Eylül’de yapılan açıklamada, 39 Filistinli gazetecinin tutuklu bulunduğu, bunlardan 21’inin idari tutuklu olduğu ifade edildi.
Gazetecilerin karşılaştığı riskler sadece öldürme ve tutuklama ile sınırlı değil. Sendika, geçen hafta 40 gazetecinin Gazze’den tıbbi tahliye ihtiyacı duyduğunu, bunun sebebinin bölgedeki ilaç eksiklikleri ve sağlık sisteminin çökmesi olduğunu bildirdi.
Uluslararası kuruluşlar da çatışma ortamında basın özgürlüğü konusunda endişelerini dile getirdi. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 2026 tarihli bir kararı, Gazze’deki yerel gazetecilerin öldürülmesini ve uluslararası gazetecilerin Gazze’ye erişimindeki kısıtlamaları kınadı; Hamas’ın gazetecilere yönelik uygulamalarını da eleştirdi.
Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, Eylül ayında kendi doğrulama metodolojisine göre, Eylül 1 itibarıyla Gazze’de 240 gazetecinin öldüğünü kaydetti. Bu durum, farklı kuruluşların kaydettiği can kaybı rakamları arasında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor.
