HSBC’nin raporuna göre, Türkiye’nin de yer aldığı bölgede 872 milyar dolarlık altyapı projeleri bulunuyor. Bu durum, uluslararası ve kurumsal yatırımcılar için önemli bir yatırım potansiyeli sunarken, 2030 öncesinde bölgeye daha fazla erişim imkanı sağlıyor.
HSBC Grubu CEO’su Georges Elhedery, Salı günü Dubai’de düzenlenen bir etkinlikte, alternatif lojistik yollarına yapılan yatırımların İran savaşının etkilerini azaltabileceğini ve önümüzdeki beş yıl içinde Hürmüz Boğazı’nın “artık gereksiz hale gelebileceğini” belirtti.
Pazartesi günü yayımlanan ve Dubai merkezli inşaat sektörü pazar istihbarat platformu MEED verilerine dayanan rapor, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesini kapsıyor. 872 milyar dolarlık yatırım, toplam 1.4 trilyon dolarlık daha geniş bir altyapı projeleri yelpazesinin parçası.
İran savaşı, dünya genelinin Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını ortaya koydu. Önceden küresel ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin beşte biri bu boğazdan geçiyordu. Elhedery, bu çatışmanın Körfez ülkelerini enerji boru hatlarına yönlendirmek zorunda bıraktığını, böyle bir yatırımın bölgenin olumsuz sonuçlarla başa çıkmasına yardımcı olacağını ifade etti.
HSBC’nin 1,600’den fazla iş lideri ve yaklaşık 820 küresel kurumsal yatırımcı ile yaptığı son anket, katılımcıların Körfez’i hâlâ çekici bir yatırım merkezi olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Ancak, Dünya Bankası, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Pakistan bölgesinin bu yıl savaş nedeniyle %1.3 oranında derin bir ekonomik daralma yaşayacağını öngörüyor. 2025’te ise %3.3’lük bir büyüme bekleniyor.
HSBC raporunda, 872 milyar dolarlık projeler arasında hangi Türk projelerinin yer aldığı ya da Türkiye’deki payının ne kadar olduğu belirtilmiyor. Ülkenin bu gruptaki yeri, Körfez ile Avrupa arasındaki geçiş rolüyle ilgili.
Özellikle, İran Körfezi’ni Avrupa’ya bağlayacak olan Gelişim Yolu projesi, bu konuda en somut örnek. Ayrıca, Orta Asya ve Kafkaslar üzerinden gidecek olan Orta Koridor ile de entegre bir projedir.
Irak’ın güney ucundaki Faw Limanı’ndan çıkan yükler, yaklaşık 1,200 kilometre yol alarak Türkiye-Irak sınırındaki Ovaköy geçişine ulaşıyor. Türk yetkililer, bu projenin Hürmüz ile bağlantısını kurarak Gelişim Yolu tamamlanmış olsaydı, dünya enerji arzının daha az etkileneceğini belirtiyor.
Bu ayın başlarında Türkiye, Çerkezköy-Kapıkule bölümünü açarak Halkalı-Kapıkule yüksek hızlı demiryolu hattının en uzun kesimini hizmete sundu. Bu hat, İstanbul’un batı ucundan başlayarak, Edirne yakınlarındaki Kapıkule’de Türkiye’nin Bulgaristan ile ana demir ve karayolu geçiş noktasında sona eriyor.
Toplam uzunluğu 229 kilometre olan hattın, Gelişim Yolu’nun 2,094 kilometrelik Türk bölümünün önemli bir parçası olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bu projeye verdiği önemi vurguladı.
