“Tek ve Çok” (“One and Many”) adlı sergi, sanat, kentsel hafıza ve kültürel miras temalarının ortak bir keşfi üzerinden 41 sanatçıyı ve 73 eseri bir araya getiriyor. Sergi, 3 Kasım’da Türkiye’nin Kocaeli ilinde açılacak.
Piyanist Cemal Toy’un kurduğu Birlikte Sanat Atölyesi, “Tek ve Çok” sergisini İstanbul’da 2025 yılında başlayan yolculuğunun devamı olarak Kocaeli’ye taşıyor.
Sergide, Toy ve atölyesindeki sanatçılara ait 73 eser bulunuyor. Eserler, yağlı boya, akrilik, suluboya, pastel, karma teknik ve geleneksel sanat formlarını kapsıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen serginin küratörlüğünü Ayşegül Ekin Odabaşı üstleniyor ve sergi 15 Kasım’a kadar SEKA Sanat Uzmanlık Merkezi’nde ziyaret edilebilecek. Açılış etkinliği ise Salı günü saat 14.00’de gerçekleştirilecek.
Serginin adı, bireysel sanat ifadesi ile kolektif yaratıcılık arasındaki ilişkiyi simgeliyor. “Tek” her sanatçının kendine has bakış açısını temsil ederken, “Çok” farklı sanat seslerinin bir araya geldiğinde ortaya çıkan ortak anlam ve sorumluluk duygusunu ifade ediyor.
Katılımcı sanatçı sayısı da özel bir anlam taşıyor; Kocaeli’nin araç plaka kodu olan 41 ile eşleşiyor. İstanbul ve Kocaeli’den imgeleri bir araya getiren sergi, şehirlerin toplumsal hafızalarını nasıl koruduğunu ve yeniden yorumladığını inceliyor. İstanbul’un Galata, Süleymaniye ve Balat mahalleleri, Kocaeli’nin körfezi, köprüleri ve tarihi saat kulesi ile birlikte yer alarak iki şehir arasında görsel bir diyalog oluşturuyor.
SEKA’nın kağıt üretim tarihi ve Hereke’nin köklü dokuma geleneği de sergiye yerel bir bağlam katıyor. Sergideki önemli eserlerden biri, Toy’un sergi için özel olarak yarattığı “Kocaeli’de 24 Saat” adlı çalışmasıdır. Hereke halılarının geometrik desenleri ve renklerinden esinlenerek hazırlanan bu eser, şehrin tarihi saat kulesi, köprüleri, evleri, büyük gemileri ve halı dokuma figürleri gibi unsurları 24 panelde tasvir ediyor. El yapımı kağıttan yapılan eser, SEKA’nın kağıt üretim merkezi olarak geçmişine de bir saygı duruşu niteliği taşıyor.
Sergide farklı teknikler bir araya getirilerek merkezi temalara farklı yaklaşımlar sunuluyor. Yağlı boyalar derinliği ve kalıcılığı vurgularken, akrilik eserler canlı renkleri, suluboya çalışmaları ise ışık ve ince geçişleri yansıtıyor. Karma teknik ve kolaj, şehrin katmanlı karakterini ortaya koyarken, pastel eserler de çizgi ve renkle dokunsal bir etkileşim yaratıyor.
Minyatür resim, ebru, altın süsleme ve zerefşan gibi geleneksel uygulamalar da seçkiye farklı bir boyut kazandırıyor. Eserler; “Şehir ve Hafıza”, “Doğa ve Mevsimler”, “Gelenek ve Yüzey”, “Soyut ve Katmanlar”, “Figürler ve Günlük Hayat” olmak üzere beş tema etrafında düzenlenmiş. Bu düzenleme, atölyenin sanatsal alışveriş, ortak öğrenme ve devamlılık vurgusunu yansıtıyor ve ziyaretçileri bireysel eserler arasındaki bağlantıları keşfetmeye teşvik ediyor.
Serginin sanatsal yönünün ötesinde, bir hayır boyutu da bulunuyor. Toy’un “İstanbul Kırmızı” ve “İstanbul Kırmızı 2” adlı eserlerinden elde edilecek gelir, protez ihtiyaçları olan Gazze halkına yardım amacıyla Uluslararası Doktorlar İttifakı’na (AID) bağışlanacak.
Ayrıca, program kapsamında canlı bir resim performansı da yer alacak ve ziyaretçilere eserlerin oluşumunu izleme fırsatı sunulacak. Eserlerle birlikte sunulacak QR kodları, ziyaretçilere görseller, eser detayları ve katılımcı sanatçıların biyografilerine erişim sağlayacak.
