Yeni Zelanda, önümüzdeki seçimler öncesinde, işsizlik ve konut kriziyle boğuşan ailelerin hikayeleriyle gündeme geliyor. Seçmenler, daha iyi bir yaşam vaadiyle yola çıkan ülkede neyin yanlış gittiğini sorguluyor.
Yaklaşık 350,000 kişinin son üç yılda Yeni Zelanda’yı terk ettiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin neredeyse yarısı Avustralya’ya göç etti. Geri kalanlar ise yükselen yaşam maliyetleri nedeniyle sokaklara dökülüyor.
7 Kasım’da yapılacak seçimler öncesinde, işsizlik ve evsizlikten en çok etkilenen Māori ve Pasifik toplulukları, siyasilere kalmalarını sağlayacak bir neden verip veremeyeceklerini sorguluyor.
Katherine Taniwha’nın ailesi, iki yıldır bir kamyonette yaşam sürüyor. Katherine, 62 yaşında ve kanser tedavisi görüyor. Ailesiyle beraber sıkıntılı günler geçiren Taniwha, uzun zamandır konut yardımı arayışında. Ancak, kamyonetlerinin ev olarak sayıldığı belirtilerek yardım talebi reddedilmiş.
Katherine, “Bize, ‘Nitelikli değilsiniz. David’in bir karavanı var, bu sizin eviniz’,” dediler,” diyor. Aile, geçimlerini sağlamakta zorlanıyor. David, işine gitmek ve eve ekmek götürmek için kredi almak zorunda kaldığını belirtiyor.
Yeni Zelanda, 5.4 milyon nüfusa sahip. Geçtiğimiz seçimlerde, kaydedilen oyların %78’inden fazlası kullanıldı. Başbakan Christopher Luxon, ulusal koalisyonunu yeniden kurmayı hedefliyor.
Seçimlere yakın çoğu kişi, işin getirdiği güvenceyi ve daha iyi fırsatları aramak için Avustralya’ya göç ediyor. Johnnie adlı bir spor salonu sahibi, “Artık burada her şey bitti. Aileler, çocukları için daha iyi bir gelecek umuduyla gidiyor,” diyor.
Katherine’ın yaşadığı zorluklarla bağlantılı hikayeler, ülkenin vaad ettiği yaşam standartlarının sorgulanmasına neden oluyor. Önümüzdeki seçimler, bu zorlukların üstesinden gelebilecek liderlerin belirlenmesi açısından kritik öneme sahip.
