2026 yılının üçüncü çeyreği sona yaklaşırken, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemi küresel ve bölgesel zorluklara rağmen büyümesini sürdürüyor. Startup gözlem platformu startups.watch’ın “Türkiye Startup Ekosistemi 2026 Q3 Etkinliği” ve buna bağlı raporda yer alan verilere göre, ekosistem ivmesini koruyor; bu başarıda oyun sektöründeki liderlik, yeni unicorn’ların ortaya çıkması, yapay zeka alanındaki erken aşama yatırımları ve kurumsal teknoloji parklarından gelen destek büyük rol oynuyor.
Raporun verilerine göre, 2026 yılının ilk dokuz ayında Türkiye’ye yapılan 274 milyon dolarlık yatırımın yüzde 57’si oyun girişimlerine yönelik oldu. Grand Games, TaleMonster Games ve Circle Games gibi büyük oyuncuların gerçekleştirdiği yüksek yatırımlar, toplam işlem hacmini arttırdı ve oyun sektörü ekosistemin en dinamik alanı olmaya devam etti.
İzmir’den gelen HubX, yapay zeka odaklı bir uygulama stüdyosu olarak Türkiye’nin sekizinci unicorn’u olmayı başardı. Son yatırımının ardından değeri 1 milyar dolar veya daha fazla olan bir girişim haline geldi. HubX, İstanbul dışındaki ilk unicorn olmasıyla Türkiye’nin küresel ölçekte teknoloji şirketleri üretebileceğini bir kez daha gösterdi.
Yapay zeka alanında 46 işlemle lider olan sektör, 45’inin erken aşama anlaşmalarından oluşmasıyla Türkiye’nin yapay zeka ekosisteminin güçlü bir yapılandırma aşamasında olduğunu gözler önüne seriyor. Erken aşama girişimlerin desteklenmesinde risk sermayesi yatırım fonları ve devlet desteği kritik bir rol oynuyor.
2026 yılının ilk dokuz ayında 74 yeni fon kuruldu ve aktif risk sermayesi yatırımları sayısı 615’e ulaştı. Yapılan her iki yatırımdan birinde bir risk sermayesi yatırım fonu yer aldı. TÜBİTAK tarafından yürütülen BiGG fonu, gelir elde etmeden fonlanan girişimlere en büyük sermaye kaynağı oldu ve 42 girişimden 29’u BiGG’den destek aldı.
OSTİM Teknokent Genel Müdürü Derya Çağlar, Türkiye’nin en ayırt edici teknoloji parkı modellerinden biri olduklarını belirterek, üniversite kurulmadan önce faaliyete geçtiklerini vurguladı. Çağlar, “OSTİM Teknokent’te sanayinin kalbinde oturuyoruz ve Prototip Atölyemiz sayesinde fikirleri ham maddeden nihai ürüne dönüştürüyoruz,” dedi. Ayrıca, yerel ekosistemle sınırlı kalmadıklarını vurgulayarak, Suudi Arabistan, Özbekistan ve Balkanlar’da teknoloji parkı kurulumu ve danışmanlık hizmetleri sunarak Türk modelini uluslararası platforma taşıdıklarını ifade etti.
İstanbul Teknik Üniversitesi’nin teknoloji parkı ITÜ ARI Teknokent’in Genel Müdürü Attila Dikbaş, Türkiye’nin öncü teknoloji parkları arasında olduklarını belirtti. 423 şirketle dünya genelinde en iyi üniversite kuluçka merkezlerinden biri olduklarının altını çizen Dikbaş, desteklemek için 25 milyon dolarlık bir risk sermayesi yatırım fonu oluşturduklarını açıkladı.
Softtech tarafından geliştirilen Zoka Suite, kuruluşların çalışanlarını hızlı bir şekilde şüpheli e-postalara karşı test etmelerini ve eğitmelerini sağlarken, verilerin Türkiye içinde tutulmasını sağlıyor. Zoka Suite, phishing simülasyonu, çalışan eğitimi ve gerçek şüpheli e-postaların analizini tek bir platformda bir araya getiriyor. Softtech, ürün geliştirme sürecini üstlenirken, IşNet satış, pazarlama ve hizmet süreçleriyle sorumlu olacak.
Son dönemde AI destekli dolandırıcılık e-postalarının hızla yayıldığı bir ortamda, global veriler bunu bir kez daha doğruluyor. Verizon’un 2026 Veri İhlal Araştırmaları Raporuna göre, 145 ülkede 22 binin üzerinde veri ihlali incelenmiş ve bunların yüzde 62’sinde insan faktörü etkili olmuştur. IBM ise phishingi, ihlal olarak kabul edilen veri ihlallerinde en sık rastlanan ilk erişim yöntemi olarak tanımlıyor.
Zoka Suite, çalışanları gerçekçi senaryolar ile test ediyor ve sonuçlara göre eğitim yönlendirmeleri gibi sürekli öğrenmeyi sağlıyor. Ayrıca, makine öğrenimi destekli sistemlerde, şüpheli e-postalar analiz edilerek risk skorları oluşturuluyor. Bu sayede, bankacılık, finans ve enerji gibi sıkı düzenlemelere tabi sektörlerdeki kuruluşlar verilerini kontrol altında tutabiliyor.
Türk Telekom’un “Erişilebilir Tiyatro” projesi, görme ve işitme engelli bireylerin kültürel ve sanatsal etkinliklere katılımlarını artırmak amacıyla başlayacak. Proje, bu sezona “Ebedi Barış” adlı oyunla merhaba diyecek. Proje, 2024 yılından beri süregelmekte olup, canlı sesli betimleme, sahne arkası turları ve altyazılı bireysel izleme deneyimi gibi fırsatlar sunuyor.
Bu sezon, daha fazla görme ve işitme engelli bireyi tiyatro ile buluşturmayı hedefliyor. Görme engelli izleyicilerin, sahnedeki sözel olmayan unsurları takip etmelerini sağlayan sesli betimleme ile sahne turlarında setlere ve kostümlere dokunarak sahne ile tanışmalarını sağlıyor. Türk Telekom’un İletişim, TV ve dijital platformlardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arif Sancaktaroğlu, teknolojiyi sosyal faydaya odaklanarak kullandıklarını belirterek, kültür ve sanatın birleştirici gücünü tüm toplum kesimlerine ulaştırmayı hedeflediklerini söyledi.
