Türkiye, küresel borçlanma konusunda “avantajlı” bir konumda olduğunu belirten Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ülkenin düşük toplam borç seviyesinin ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını ifade etti.
Şimşek, İstanbul’da düzenlenen 19. Verona Avrasya Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Küresel ölçekte toplam borç ile global üretim oranı %300’ü, ortaya çıkan piyasalarda ise %230’u aşmış durumda. Bu açıdan Türkiye avantajlı bir konumda” dedi.
Bakan, Türkiye’nin düşük borç seviyesinin ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını vurgulayarak, “Düşük borçlanma sayesinde ekonomik şoklara yanıt verme ve büyümeyi sürdürme kapasitesi daha yüksek” şeklinde konuştu.
Bu açıklamaları, Fransa gibi bazı ülkelerde yüksek kamu borcuna dair artan endişelerle birlikte geldi. Fransa’nın son dönemde büyük çaplı protesto ve isyanlarla sarsıldığını hatırlatmakta fayda var.
Ayrıca, forumun açılışında küresel tedarik şokları bağlamında bağlantının önemini değerlendiren Şimşek, korumacılığın küresel mali krizden bu yana dünya ekonomisi için yeni bir norm haline geldiğini de dile getirdi.
İstanbul’da Çırağan Sarayı’nda “Değişen Dünya ve Değişen Ekonomi Zorlukları” temasıyla düzenlenen iki günlük forumda 30’dan fazla ülkeden siyasi, diplomatik, akademik ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Forum, MÜSIAD ve Ibn Haldun Üniversitesi’nin desteğiyle gerçekleştirildi.
Şimşek, Türkiye’nin bütçe açığı ile GSYH oranının, gelişen piyasaların küresel ortalamasının yaklaşık yarısı seviyesinde olduğunu, kamu borcunun GSYH oranının ise bu ortalamanın yaklaşık üçte biri olduğunu kaydetti. Ayrıca, yaşlanan nüfusun küresel bir sorun haline geldiğini de vurguladı.
Bakan, Türkiye’nin çalışan yaş grubunda hala pozitif bir büyüme yaşadığını ve kalkış noktasının 18-20 yıllık bir fırsat penceresi sunduğunu belirtti. Yapay zeka hazırlığı konusunda da Türkiye’nin gelişen ülkelerden önde olduğunu ancak ileri ekonomik ülkelerle aynı seviyede olmadığını kabul etti.
Makroekonomik tabloyu değerlendirirken enflasyonu kontrol altına alma hedefini yineleyen Şimşek, bu yıl milli gelir beklentisinin mevcut döviz kurlarıyla yaklaşık 1.8 trilyon dolar, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolar olacağını söyledi.
“Elbette avantajlarımıza rağmen zorluklarımız da var. Yüksek enflasyonu aşmak için bütüncül politikalar uyguluyoruz” diyen Şimşek, “Başkan Erdoğan ve ekibi olarak iş dostuyuz. Eğer işlerinizi Türkiye’de yürütmeye karar verirseniz, size yardımcı olmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
