Türkiye’nin Afrika’ya olan ihracatı, bu yılın ilk yedi ayında 13.3 milyar dolara çıkarak önemli bir artış gösterdi. Bu artış, genişleyen lojistik ağlar ve inşaat projeleri ile birlikte “kazan-kazan” prensibine dayalı diplomatik ve ticari çabaların etkisiyle gerçekleşti.
Türk ihracatının, geçen yılın aynı dönemine göre %12.6 oranında arttığı kaydedildi. Temmuz ayında ise, Türk ihracatı sadece Afrika’ya 2.3 milyar dolara ulaşarak %16.3’lük bir artış sağladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Afrika İş Konseyi Koordinatörü Osman Aksoy, Türk ihracatının bu performansının Türkiye ile Afrika arasındaki çok boyutlu ekonomik ilişkilerin sağlam temelinin en somut kanıtı olduğunu ifade etti.
Ülke bazında bakıldığında, Temmuz ayında Mısır’a yapılan ihracat %49.3 artarak 426.2 milyon dolara, Ocak-Temmuz döneminde ise %26.1 artarak 2.3 milyar dolara yükseldi. Güney Afrika’ya yapılan ihracat Temmuz ayında %8.3 artarak 66.9 milyon dolara, yedi ayda ise %31.3 artışla 479 milyon dolara ulaştı.
Nijerya’ya yapılan ihracat da geçen ay %7.5 artışla 60.2 milyon dolara, Ocak-Temmuz döneminde ise %52.1 oranında artışla 453.2 milyon dolara yükseldi. Libya’ya ise Temmuz ayında %22.4 artışla 289 milyon, yedi ayda ise %2.3 artışla 1.59 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Tunus’a olan ihracat %0.3 artışla 101 milyon dolara, Ocak-Temmuz döneminde ise %9.9 artışla 720 milyon dolara yaklaştı. Aynı dönemde Nijer’e ihracat ise %80.5 artış ile 255 milyon dolara çıkarak yedi ayda 302 milyon doları aştı.
Buna karşın, Türkiye’nin kıta üzerindeki önemli ihracat pazarlarından olan Fas ve Cezayir’e yapılan ihracatta düşüş görüldü. Fas’a ihracat Temmuz’da %24.8 azalarak 277.5 milyon dolara, Cezayir’e ise %5.8 azalarak 142.5 milyon dolara geriledi.
Aksoy, Afrika pazarındaki bu ivmenin uzun yıllar boyunca yürütülen ticari diplomasi faaliyetlerinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Türk Hava Yolları’nın kıtadaki 60’tan fazla destinasyona sefer düzenlemesi ve deniz taşımacılığı yoluyla konteyner hatlarının çeşitlenmesi gibi faktörlerin ihracat teslimatlarını artırdığını belirtti.
Aksoy, Türkiye’nin makina ve ekipman, elektrik ve elektronik, otomotiv, kimyasallar, demir ve çelik, tekstil, gıda ve inşaat malzemeleri sektörlerinin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade etti. Ayrıca, Mısır, Güney Afrika ve Nijerya gibi kıtanın en büyük pazarlarından yararlanmak için yerel üretim, ortak yatırımlar ve güçlü dağıtım ağları geliştirilmesi çağrısında bulundu.
“Mısır ile Türkiye arasındaki olumlu diplomasi iklimi ve mevcut Serbest Ticaret Anlaşması avantajları, ancak mal satmak uzun vadeli başarı için yeterli değil,” diyen Aksoy, Suez Kanalı bölgesindeki Türk Organize Sanayi Bölgesi üzerinden yatırımların artırılması gerektiğini belirtti.
Aksoy, Libya’nın enerji, altyapı, inşaat, sağlık ve tarım gibi sektörlerinde büyük potansiyeller olduğunu, Tunus’un tekstil ve otomotiv tedarik sanayisinin ise dikkatlice değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
