Türkiye ekonomisi, sıkı para politikası ve İran savaşının etkilerine rağmen, ikinci çeyrekte ılımlı bir hızla büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler, yıllık bazda Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) Nisan-Haziran döneminde yüzde 2,3 oranında arttığını gösterdi. Bu rakam, piyasa tahminlerinin yüzde 2,5 ile yüzde 2,9 arasında değiştiği bir dönemde gerçekleşti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “dengeli” büyümeyle birlikte büyümenin artacağını belirterek, bu durumun jeopolitik gerilimler ve zorlu küresel koşullara rağmen gerçekleştiğini ifade etti. Şimşek, “Disinflasyon sürecindeki ilerleme ve daha destekleyici küresel koşullar sayesinde, büyümenin önümüzdeki dönemde kademeli olarak artmasını bekliyoruz” dedi.
Ayrıca, mevsimsel ve takvim etkisinden arındırılmış veriler, GSYH’nin bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 oranında büyüdüğünü, bu oranın önceki çeyrekte revize edilen yüzde 0,3 olduğunu gösterdi.
En güçlü büyüme, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde yüzde 13,3 olarak kaydedilirken, bilgi ve iletişim alanı yüzde 8,6 büyüdü. İdare, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri ise yüzde 4 oranında genişleme gösterdi. İnşaat sektörü ise yıllık bazda yüzde 1,9 daraldı.
Mevcut fiyatlarla Türkiye’nin GSYH’si yıl bazında yüzde 36 artarak 19,87 trilyon TL (438,35 milyar dolar) seviyesine ulaştı. Şimşek, yıllıklandırılmış GSYH’nin 1,7 trilyon doları aştığını söyledi.
Haneye tüketim, ekonominin üçte ikisinden fazlasını oluşturuyor ve Nisan-Haziran döneminde yüzde 3,5 oranında büyüdü. Bu oran birinci çeyrekte yüzde 5,1 olarak kaydedilmişti. Kamu tüketimi ise yüzde 1,8 oranında azaldı.
Gayri safi sabit sermaye oluşumu, yatırım ölçütü olarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 büyüdü. Mal ve hizmet ihracatı yıllık bazda yüzde 3,4 gerilerken, ithalat ise daha keskin bir şekilde yüzde 6,4 azaldı. Şimşek, yıllık cari açığın ikinci çeyrekte 38,9 milyar dolara ulaştığını vurguladı.
Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık’tan Haluk Bürümcekçi, iç talepte belirgin bir kayıp yaşandığını belirtti. Dış talebin artışının, ekonomi programının ana hedeflerinden biri olan “talep bileşenleri arasında yeniden dengelenme” sürecinin ilk belirtilerini gösterdiğini kaydetti.
Türkiye’nin yıllık tüketici fiyatları enflasyonu Temmuz ayında yüzde 31,75 seviyesine geriledi. Enflasyon düşüşü, İran savaşının getirdiği enerji fiyatlarındaki keskin artışla duraksadı. Merkez Bankası, doğu Ortadoğu’daki çatışma etkilerini izleyerek son dört politika toplantısında bir hafta vadeli repo faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu.
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Türkiye’nin kamu borcunun GSYH’ye oranının %91 seviyesinde olduğunu, bunun gelişmekte olan ülkeler için 229% ve dünya genelinde 306% ortalamalarının oldukça altında olduğunu belirtti.
