Adana, bu yıl Türkiye’nin Kültür Yolu Festivali’nin finaline ev sahipliği yapıyor. Dokuz gün sürecek festival boyunca, konserler, sergiler, tiyatro gösterimleri, geleneksel sanatlar ve gastronomi etkinlikleri şehrin kültürel zenginliğini sergileyecek.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival, Adana Müzesi Kompleksi’nde yapılan açılış töreniyle start aldı. Törene hükümet yetkilileri, engelli gençler, şehit aileleri, aşçılar ve şehrin gastronomi dünyasından önemli isimler katıldı.
Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, festivalin Adana’nın eşsiz mutfağını ve köklü gastronomi geleneğini daha geniş kitlelere tanıtmaya yardımcı olacağını, turizmi canlandıracağını ve yerel işletmeleri destekleyeceğini ifade etti.
Yazgı, “Festivale dışarıdan gelen ziyaretçilerin şehirdeki otellerde kalmaları ve restoranlarımızla yerel işletmelerimizi keşfetmeleri, festivalin kentsel yaşamla etkileşimi açısından önemli bir parça” dedi.
252 etkinlik, 23 yer
Yazgı, Adana’nın festivali üçüncü kez ağırladığını, bu yıl programda 12 mekan içerisinde 23 farklı lokasyonda toplam 252 etkinlik olacağını belirtti.
Merkez Park, festivalin ana toplanma noktası olacak ve bu alanda ünlü müzisyenlerin konserleri gerçekleştirilecektir. Ayrıca parka bir Çocuk Köyü kurulacak ve burada genç ziyaretçiler çeşitli oyunlar ve atölyelere katılabilecek.
Adana Müzesi Kompleksi’nde sergiler yer alırken, daha geniş kapsamlı programda tiyatro gösterimleri, paneller, çocuk oyunları, atölye çalışmaları, fotoğraf sergileri ve film etkinlikleri düzenlenecek.
Yazgı, festivalin belirlenen sahne alanlarıyla sınırlı kalmayıp, kültürel etkinlikleri şehrin farklı bölgelerine taşımayı hedeflediklerini vurguladı.
Festival ayrıca, 90’tan fazla yiyecek mekanı ile Adana’nın gastronomik mirasını da sergileyecek ve ziyaretçilere bölgesel lezzetler sunacak.
“Adana bir festival şehri haline geldi”
Adana Valisi Mustafa Yavuz, şehrin artık yıl boyunca kültürel etkinlikler için bir destinasyon haline geldiğini, festivallerin halkı bir araya getirip kültürel kimliği güçlendirdiğini söyledi.
Yavuz, mart ayında düzenlenen tiyatro festivali, nisanda gerçekleştirilen Portakal Çiçeği Karnavalı ve 33. Altın Koza Film Festivali ile birlikte 9-11 Ekim tarihleri arasında yapılan Adana Lezzet Festivali’ni örnek gösterdi.
Bunların yanı sıra yıl boyunca çeşitli kahve, çikolata ve tatlı festivalleri gibi daha küçük etkinliklerin de düzenlendiğini belirten Yavuz, “Adana gerçekten de yılın 12 ayı festival kenti haline geldi. Festivaller bu şehre yakışıyor çünkü Adanalı insanlar hayatı, heyecanı, bir araya gelip mutluluğu paylaşmayı seviyor” dedi.
Müze sergileri Adana’nın kültürel mirasını ön plana çıkarıyor
Açılış töreninin ardından katılımcılar, festival kapsamında düzenlenen sergileri ziyaret etti. Bunlar arasında Osmanlı İmparatorluğu Kutsal Emanetleri sergisi de yer aldı.
Tarih öğretmeni Murat Ören, sergideki İslam sanatına dair eserleri, özellikle Kabe tasvirleri, hat sanatı ve ince ahşap işçiliğini övdü.
Ören, sergiyi İslami mirasın etkileyici bir sunumu olarak nitelendirirken, Adana’nın kültürel öneminin sadece gastronomi ile sınırlı olmadığını ifade etti.
“Adana bir sanat şehri. Çukurova, müzisyenler, film yapımcıları, yazarlar ve şairlerin yetiştiği bir kaynak” dedi. Ayrıca, daha fazla öğrencinin sergileri ziyaret etmesini arzuladığını ve kendi öğrencilerini kültürel etkinliklere düzenli olarak götürdüğünü belirtti.
Adana’nın tarihinin daha fazla ilginin odak noktası olması gerektiğini söyleyen Ören, şehrin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve zengin bir müze koleksiyonuna sahip olduğunu vurguladı. “Adana’nın gastronomik kimliğinin yanı sıra, şehrin tarihi de daha fazla ön plana çıkmalı” dedi.
Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin Adana programı 15 Kasım’a kadar devam edecek.
