Her yaz İstanbul halkı, Kilyos’u keşfederek kuzeye, Sarıyer üzerinden Karadeniz’e akın ediyor ve birkaç ay boyunca plajları dolduruyor. Ancak yılın geri kalanında Kilyos, uzun kışları ve güçlü bir topluluk hissiyatıyla küçük bir kıyı kasabası olarak kalıyor. Bu bölge, Türk futbolunda oldukça ilginç bir deneyin de meydana geldiği yer.
Kilyos Spor, 1989 yılında kuruldu ve çoğu amatör kulüpler gibi, hayatının büyük kısmını gönüllüler, yerel gurur ve her sezon başında sağlanan sınırlı bütçeyle geçirdi.
Mayıs 2026’da Lokman Kanat başkanlığındaki yeni yönetim, Türk futbolunda nadir görülen bir uygulama ile sezon bazında yazılı bir plan açıkladı. 2026-27 sezonunda Kilyos, İstanbul Süper Amatör Ligi’nde rekabetçi bir ekip oluşturmayı hedefliyor. 2027-28’deki hedef ise profesyonel oyuna köprü olan bölgesel lige yükselmek. 2028-29 sezonunda ise kulübün profesyonel bir kulüp haline gelmesi planlanıyor.
Alt ligleri takip edenler, bu hedeflerin ne kadar zorlu olduğunu bilir. Her adım, bir ligi kazanmayı gerektiriyor ve kötü bir sezon için pek yer yok. Ancak planın en dikkat çekici yanı, bir planın varlığı ve bu planın sonuçları sadece sahada elde edilen başarılarla değil, kulübün diğer ihtiyaçlarıyla da ilgilenmesi. Kulüp strateji ve iş geliştirme sorumlusu Kerem Gülmez, “Önümüzde net bir üç yıllık yol haritası var. Her sezon için hedeflerimizi belirledik” diyor.
Bu yaklaşım, Türk futbolunun tarihsel olarak tek bir başkan etrafında şekillenmiş kulüp yapılarına meydan okuyor. Kilyos’un yeni yönetimi, sorumlulukları yönetim kurulu üyeleri arasında paylaşarak daha sürdürülebilir bir yapı inşa ediyor. Kulüp, kâr amacı gütmeyen bir ortaklık haline gelerek uzun vadeli planlamalar yapmayı amaçlıyor.
Ayrıca, kulüp çocukları spora erken yaşta dahil etmeyi, yetenekleri tespit etmeyi ve onları A takıma kadar taşıyan bir yol inşa etmeyi hedefliyor. Yönetim, başarıyı yalnızca A takımın sonuçlarıyla değil, gelişen genç oyuncular ve bölgeye sağlanan sosyal değerle de ölçmeye çalıştıklarını belirtiyor. Kilyos, ayrıca ticari alanda da aktif bir şekilde kendini geliştiriyor. Yeni bir kurumsal kimlik ve gençler için tasarlanmış dijital bir maskot oluşturdu. Kulüp, Kilyos Store, Kilyos Kupası turnuvası gibi projeleri birer birer hayata geçiriyor.
Kilyos, Sarıyer gibi daha büyük bir komşusuyla yan yana bulunuyor. Sarıyer’in tarihi kulübü, 1. Lig’de mücadele ederken, Kilyos amatör düzeyde biri 37 yaşında bir girişim olarak kendini gösteriyor. Türk futbolunun sorunları herkesçe biliniyor. Ancak Kilyos, alt liglerden başlayarak değişimin mümkün olduğunu gösteriyor.
2029’a kadar 3. Lig’e çıkıp çıkamayacakları belirsiz olsa da, bu hedefe ulaşma çabaları dikkate değer. Küçük bir kulüp olarak Kilyos, planlama, şeffaflık ve topluluğa bağlılık anlayışının sahada karşılığını bulabileceğini gösteriyor. Bu, Türk futboluna tek bir terfi ile sağlanabilecek katkıdan çok daha fazlasını sunuyor.
