Yapay zeka (YZ) teknolojileri hızla gelişirken, bu alandaki denetim ve yönetim için geliştirilen teknolojiler geride kalıyor. Sağlıklı bir denetim olmadan büyüyen bu gücün, birkaç ülkede bulunan şirketlerde yoğunlaşması dikkat çekiyor.
Stanford Üniversitesi İnsan Merkezli Yapay Zeka Enstitüsü (HAI) tarafından yayınlanan 2026 YZ Endeksi Raporu’na göre, YZ’nin 2025’te beklenenden çok daha hızlı bir şekilde büyüdüğü belirtildi. Raporun en çarpıcı bulgularından biri, ABD ve Çin YZ modelleri arasındaki performans farkının neredeyse kapandığı. Şubat 2025’te DeepSeek-R1, ABD modelinin en iyisiyle yarışmayı başardı, Mart 2026’da ise Anthropic’in modeli rakiplerinden sadece %2.7 daha öndeydi. ABD, en fazla üst düzey model üreten ülke olmaya devam ederken, Çin yayın hacmi, alıntılar ve patent üretiminde lider konumda.
Bu modellerin kapasiteleri de çelişkili bir tablo sergiliyor. Google DeepMind’in Gemini Deep Think modeli, Uluslararası Matematik Olimpiyatı’nda altın madalya kazanacak düzeyde performans gösterirken, bu sistemler analog bir saati yalnızca %50 oranında doğru okuyabiliyor. Benzer bir çelişki, robot teknolojilerinde de görülüyor. Kontrollü laboratuvar ortamlarında %89’a kadar başarı oranlarına ulaşan robotlar, gerçek evlerde günlük görevlerin yalnızca %12’sini başarıyla tamamlayabiliyor.
Rapor ayrıca teknolojinin sosyal ve ekonomik etkilerine de vurgu yapıyor. Üretken YZ, yani GenAI, kişisel bilgisayarlardan ve internetteki yayılımdan daha hızlı bir şekilde yayılmaya, üç yıl içinde %53 oranında küresel kullanıcı benimseme oranına ulaşmaya başladı. İşletmelerde benimseme oranı %88’e ulaşırken, tüketicilere yönelik tahmini yıllık değer de 172 milyar dolara ulaşmış durumda.
Ancak bu büyüme bazı maliyetler de getiriyor. 22 ila 25 yaş aralığındaki genç iş gücü, özellikle yazılım geliştirme gibi alanlarda belirgin bir düşüş gösteriyor. Bu sektörde en net verimlilik artışları yaşanmasına rağmen, durum böyle. ABD, yatırım konusunda büyük bir ilerleme kaydetmiş durumda. 2025’te özel YZ yatırımları 285.9 milyar dolara ulaşırken, bu rakam Çin’dekinden 23 kat daha fazla. Fakat ABD, küresel yetenek çekme kapasitesinde bazı kayıplar yaşıyor; 2017’den beri ülkeye göç eden YZ araştırmacısı ve geliştiricilerin sayısı %89 oranında azaldı ve yalnızca geçen yıl %80 oranında bir düşüş gerçekleşti.
Türkiye’nin önde gelen telekomünikasyon ve teknoloji şirketlerinden Türk Telekom, Stanford Küresel ve Online Eğitim Merkezi (CGOE) ile eğitim iş birliğine başladı. Türk Telekom Akademi Liderlik Okulu kapsamında başlatılan “Kültürü Şekillendirmek, Değişimi Yönetmek” programı, üst düzey yöneticilerin kurumsal dönüşümü yönetme yeteneklerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Türk Telekom İK Genel Müdür Yardımcısı İskender Bayrak, teknoloji ile yetenekli iş gücünü bir araya getirmenin dijital dönüşüm yolculuklarında önemli bir unsur olduğunu belirtti.
Altı yıl önce İstanbul’da kurulan Sanction Scanner, 800’den fazla kuruluşa hizmet vermeye devam ederken “Complead” adını alarak ABD pazarına New York merkezli yeni bir varlıkla girdi. Şirket, YZ destekli uyum, risk ve dolandırıcılık altyapısı sağlayıcısı olarak yeniden tanımlandı. Complead, Türk Telekom, iyzico, Yemeksepeti gibi önde gelen Türk şirketlerine uyum altyapısı sağlarken, aynı zamanda uluslararası birçok şirketle de iş birliği yapıyor.
Complead, YZ’nin finans ve uyum alanlarında giderek yaygınlaştığı bir dönemde, kararlara denetim yapılabilirlik kazandırmaya özel bir önem veriyor. Şirketin YZ ajanları ve Fusion mimarisi, rutin uyum durumlarının %77’sini otomatik olarak çözüyor. Yanlış pozitif oranlarını %97 oranında azaltabilen sistem, kaynakların tanımlanamadığı durumlarda karar üretmiyor. Complead’ın kurucusu Fatih Coşkun, uyum ekiplerinin verimlilik artırma baskısı ile düzenleyicilerin açıklanabilirlik beklentileri arasında sıkıştığını ifade etti.
Complead, Londra merkezli küresel yapısını misyon edinerek, ABD pazarında yeni bir yasal varlık ve yerel bir ekip ile varlığını pekiştirdi. Coşkun, ABD’nin dünya genelinde finansal suç uyum harcamalarında en büyük paya sahip olduğunu ve piyasayı domine eden mevcut sistemlerin eski ve ağır yapılar olduğunu belirtti. Mevcut müşterilere yönelik hizmetlerin kesintisiz devam edeceğini de ekledi.
Meta, yeni gözlük modeli Meta VR Glasses ile veri gizliliğini yeniden tartışma konusu yapıyor. Cihaz, göz ve el hareketlerini kullanarak, bir sinema, stadyum koltuğu ve oyun konsolunu gözlüğün içine sığdırıyor. Ancak bu cihazların gözleme dayalı veri kullanımı, kullanıcıların gizliliği açısından sorgulanabilir durumda. Uygulama geliştiricileri, göz verilerini yalnızca arayüz için nasıl kullanacaklarını belirlemek zorundalar.
Meta VR Gözlükleri, kullanıcıların herhangi bir kontrol cihazı olmadan bir sinema salona giriş yapmalarına olanak tanırken, aynı zamanda izlenme hissini de beraberinde getiriyor. Kullanıcının bakışlarının giriş olarak kullanılması, gözlenme algısının artmasına yol açıyor. Bu durum, kişisel verilerin nasıl toplandığı ve hangi amaçla kullanıldığı konusunda önemli tartışmalara yol açabilir.
