Fiji hükümetinin, eğitim yatırımının etkinliğini artırma çağrısı, 33.000’den fazla bursiyerin eğitimlerini tamamlayamaması veya burslarının iptal edilmesi nedeniyle 235 milyon dolardan fazla kamu yatırımının kaybedilmesiyle birlikte gündeme geldi. Maliye Bakanı Esrom Immanuel, bu konudaki endişelerini geçtiğimiz günlerde Tertiary Scholarships and Loans Service (TSLS) Stratejik Planı’nın 2026-2031 tanıtımında dile getirdi.
Immanuel, Fiji’nin eğitim yatırımlarının başarısının yalnızca verilen burs sayısıyla değil, eğitimdeki tamamlama oranlarıyla da ölçülmesi gerektiğini vurguladı. Geçen ay Kabine’ye sunulan bir raporda, burs alan 33.000’den fazla öğrencinin eğitimlerini tamamlayamadığı veya burslarının iptal edildiği belirlendi.
Bakan, “Bu rakamların arkasında hayalleri yarım kalan öğrenciler, beklentileri karşılanmayan aileler ve istenilen sonuçları elde edemeyen kamu kaynakları var,” dedi. 2014’te kurulan TSLS ile hükümetin yükseköğretim ve meslek eğitimi alanına yaptığı toplam yatırım yaklaşık 1,418 milyar dolar. Bu miktarın 843 milyon doları öğrenim desteğine, 575 milyon doları ise öğrenci yardımlarına gitti.
90.000’den fazla öğrenci burs alırken, resmi verilere göre 33.546 öğrenci mezun oldu ve 22.676 öğrenci hala burs düzenlemeleri altında aktif durumda. Immanuel, daha fazla erişim sağlamanın yeterli olmadığını, öğrencilerin kendilerini tamamlayabilecekleri ve işe girebilecekleri bir eğitim almalarının şart olduğunu da belirtti.
TSLS, öğrenci başarı oranlarını artırmak amacıyla eğitim danışmanlığı, öğrenme destek programları ve yükseköğretim kurumlarıyla yakın işbirliği gibi önlemler aldı. Ayrıca, TSLS’nin 1980’lerden günümüze kadar olan 60.000’den fazla burs dosyasını dijitalleştirdiği bildirildi.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir analizde, 7.528 mezunun 3.540’ının istihdam edildiği, diğerlerinin işsiz olduğu veya istihdam kayıtları ile eşleştirilemediği belirtildi. Immanuel, eğitim yatırımlarının sürdürülebilir olması ve Fiji’nin iş gücü ihtiyaçlarıyla uyumlu olması gerektiğini vurguladı.
2031 yılına kadar başarı, yalnızca eğitim erişimi ile değil, aynı zamanda mezunların anlamlı istihdam sağlaması ve ulusal kalkınmaya katkıda bulunmasıyla da ölçülmelidir, şeklinde sözlerini tamamladı.
