Son yıllarda çocuklar ve gençler arasında estetik cerrahi taleplerinin artığına dikkat çeken Kulaksız, bu durumun sosyal medya baskısı ve akran zorbalığıyla ilişkilendirilebileceğini ifade etti. Kulaksız, sosyal medya filtreleri ve ebeveynlerin yanlış yaklaşımlarının bu trende katkıda bulunduğunu vurguladı.
Anadolu Ajansı’na (AA) konuşan Kulaksız, çocukların ve gençlerin sosyal medya ve akran baskısıyla giderek daha küçük yaşlarda estetik prosedürlere yöneldiğini belirtti.
Çocukların estetik taleplerini değerlendirirken, bu taleplerin gerçek bir fiziksel sorun mu yoksa sosyal medya trendleri ve akran etkisiyle mi şekillendiğini tespit etmenin önemine dikkat çeken Kulaksız, akran zorbalığı nedeniyle yapılan estetik cerrahilerin son zamanlarda arttığını sözlerine ekledi.
Sosyal medyanın sorunu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kulaksız, insanların çevrimiçi olarak yüz yüze söylemeyecekleri şeyleri daha kolay ifade edebildiklerini söyledi. Ailelerin çocukları akran zorbalığına maruz kaldığında doğru bir yaklaşım sergilemelerinin önemine vurgu yaptı.
Kulaksız, estetik cerrahinin başvuru nedenlerinin yaşa ve şikayetlerin doğasına göre değiştiğini dile getirerek, bazı çocukların fiziksel bir sorunu olmadığını belirtti. Bunun tamamen duygusal sıkıntılarla veya popüler bir trende uyum sağlama isteğiyle ilgili olabileceğini aktardı.
Estetik cerrahi kararının, yalnızca fiziksel bir sorunu olan, gerçekçi beklentileri olan ve doğal bir görünüm isteyen çocuklar ve gençler için düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Kulaksız, aile izniyle burun estetiği gibi cerrahi müdahalelerin söz konusu olabileceğini ekledi.
Kulaksız, akran zorbalığını estetik müdahale ile çözmeye çalışmanın yeni sorunlar yaratabileceğini; Taha Duymaz örneğini vererek, estetik cerrahinin akran zorbalığını ortadan kaldırmadığını yineledi.
Sosyal medya filtrelerinin çocukların ve gençlerin kendi görünüm algısını da çarpıttığını ifade eden Kulaksız, bu filtrelerin gerçeklikle uyumlu görüntüler sağlamadığını ve gençlerin gerçek hayat görünümünden memnuniyetsizlik yaşayabileceğini belirtti.
Aileler için çocukların estetik cerrahi taleplerine karşı iki farklı yanlış yaklaşım olduğunu belirten Kulaksız, bazı ailelerin geçmişteki isteklerini çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığını, diğer bazı ailelerin çocuklarının kaygılarını geçiştirdiğini aktardı. Doğru yaklaşımın çocukların kaygılarını nesnel bir şekilde değerlendirmek olduğunu vurguladı.
Son olarak, Kulaksız, çocukların estetik cerrahi taleplerinin yalnızca fiziksel görünüm açısından değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizerken, akran zorbalığı, sosyal medya, psikolojik sağlığı ve aile tutumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
