Güney Gazze’deki yerinden edilen Filistinli aileler, aşırı yaz sıcaklarında, yıpranmış çadırlarda soğutma ekipmanı olmadan yaşam mücadelesi veriyor. Gün içindeki sıcaklıklarla başa çıkmak için geçici yöntemler kullanıyorlar.
Bazı aileler, doğrudan güneş ışığını engellemek için çadırların üstünü kapatırken, diğerleri çocukları serinletmek için su sıkıyor. Gazze’nin 2.4 milyonluk nüfusunun yaklaşık 1.9 milyonu, İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki evlerini yok etmesinin ardından çadırlarda ve geçici barınaklarda yaşıyor.
İsrail’in Ekim 2023’te başlayan savaşında, Filistinlilerin 73.400’den fazla‘ının hayatını kaybettiği, 174.000’den fazla kişinin yaralandığı kaydediliyor. Sivil altyapının %90’ı hasar görürken, yeniden inşa maliyetlerinin yaklaşık 70 milyar dolar olduğu ifade ediliyor.
Hayatta kalma ‘neredeyse imkansız’
Güney Gazze’nin Rafah bölgesinden yerinden edilmiş Jamalat Siam, Khan Younis’in batısındaki al-Mawasi bölgesinde bir çadırda yaşıyor. Yükselen sıcaklıkların çadırda kalmayı “neredeyse imkansız” hale getirdiğini belirtti.
Sıcaklığın çocukları özellikle etkilediğini söyleyen Siam, “Yazın çadırda oturamıyoruz. Üzerine bir engel koyup gölgede kalıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yıkıntı engeli
Sıcaklıkla baş etmenin yanı sıra, yerinden edilen ailelerin bulunduğu bölgelerdeki yıkıntılar, bazı aileler için güneş ışığını engelleyip kendilerini İsrail ateşinden korumak için baraj haline gelmiş durumda. Siam, ailesinin yıkık binalardan ve sokaklardan topladığı molozları çadırlarının çevresine yerleştirdiğini kaydetti.
Ancak bu engeller güvenlik sağlamıyor. Siam, yaşadığı bölgenin “güvenli” olmadığını ve sakinlerin her an bir İsrail karadan saldırısına hedef olma korkusuyla yaşadığını belirtti.
Su kıtlığı
Su krizi yerinden edilen ailelerin üzerindeki yükü daha da artırıyor. Aileler, içme suyu bulmak için uzun mesafelere gitmek zorunda kalıyor. Khan Younis’ten beş çocuğu olan Kholoud Abu Mohsen, ailelerinin günlük su ihtiyaçları için uzun mesafeler katettiklerini belirtti.
Abu Mohsen, çocuklarını şiddetli sıcaklardan korumak için plastik bir leğende suya koyduğunu ancak su bulma zorluğunun onu idareli kullanmaya zorladığını ifade etti. Bu koşullar, harabe üzerindeki sığınaklarında hava akışını artırmak amacıyla açtığı deliklere rağmen aile için durumu pek hafifleştirmedi.
Aynı zamanda gıda temininde de zorluk çektiklerini belirten Abu Mohsen, ailesinin genellikle pirinç ve mercimeğe bağımlı olduğunu kaydetti. Bir kızı doğuştan göz hastalığına sahipken, altı aylık kızı ciddi beslenme yetersizliği yaşıyor.
Abu Mohsen, yaşam koşulları nedeniyle günlük beş veya on şekel (yaklaşık 1.70 veya 3.30 dolar) gibi düşük gelirler için çalışmak zorunda kaldığını ifade etti. 10 Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşmasına
