BM insan hakları ofisi, Trump yönetiminin Filistin Eylemi’ni terör örgütü olarak belirlemesini “orantısız ve gereksiz bir kısıtlama” olarak nitelendirdi. Bu durumun ifade özgürlüğü üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Washington, Filistin Eylemi’ni terör örgütü olarak tanımladığını Çarşamba günü duyurdu. Bu adımın, Başkan Donald Trump’ın sol görüşlü gruplara karşı yürüttüğü geniş çaplı terörle mücadele çabalarının bir parçası olduğu ifade edildi. İsrail Dışişleri Bakanlığı ise bu kararı memnuniyetle karşıladı.
BM insan hakları ofisi, Volker Türk’ün liderliğindeki ofis tarafından yapılan açıklamada, bu belirlemenin ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve dernek kurma gibi temel hakları kısıtladığı belirtildi.
Birleşik Krallık, daha önce Filistin Eylemi’ni terör örgütü olarak yasaklamıştı ve bu durum Türk’ün ofisi tarafından da kınanmıştı. İngiltere Yüksek Mahkemesi ise, bu kararın yasallığına ilişkin bir alt mahkeme kararının itirazını görüşeceğini açıkladı.
Filistin Eylemi, İngiltere’de özellikle Elbit Systems gibi İsrail bağlantılı savunma şirketlerini hedef alıyor. Grubun, bu şirketlerin girişlerini engelleyerek veya binaları kırmızı boya ile boyayarak protesto eylemleri gerçekleştirdiği biliniyor. 2025 Haziran’ında Royal Air Force Brize Norton’a yapılan bir baskın sonrasında grup yasaklandı ve bu olay sırasında iki askeri uçağa zarar verildiği bildirildi. Bu yasaklamalar sonrası yaklaşık 3,000 kişinin gözaltına alındığı protestolar gerçekleşti.
Filistin Eylemi, faaliyetlerini “İsrail savaş makinesini durdurarak hayat kurtarmak” ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına karşı durmak olarak tanımlıyor. Grubun, “İsrail askeri-sanayi kompleksi için kurumsal destekçiler” olarak değerlendirdiği hedeflere yönelik “bozucu taktikler” kullandığı belirtiliyor.
Trump yönetimi, Filistin yanlısı yabancı protestocuları sınır dışı etme girişiminde bulundu, üniversitelere yönelik mali yardımlarda kesinti tehdidinde bulundu ve sosyal medya taramaları uyguladı. Ayrıca, ABD’nin müttefiki İsrail’i eleştirenlere yaptırımlar uyguladı.
BM insan hakları ve terörle mücadele özel raporatörü Ben Saul ile işgal altındaki Filistin toprakları üzerine uzman olan Francesca Albanese, Washington’un bu atılımıyla ilgili endişelerini dile getirdi. Albanese, bu tür adımların eleştirileri susturma amacını taşıdığını belirtti. Kendisi, Gazze’deki askeri eylemleri “soykırım teşebbüsü” olarak nitelendirdiği için ABD tarafından yaptırıma tabi tutulmuştu.
Özgürlük Grubu FIRE’dan küresel ifade özgürlüğü kıdemli akademisyeni Sarah McLaughlin ise, “Bu sansürü reddetmeliyiz, onu ithal etmemeliyiz.” ifadesini kullandı.
