İşgal altındaki Batı Şeria’daki yasadışı İsrail yerleşimlerine yönelik ticareti kısıtlamak amacıyla 12 ülkenin ortak girişimi, Birleşmiş Milletler uzmanı ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklendi. Araçların, İsrail’in yerleşim politikalarına ekonomik baskıyı artırmak için önemli bir ilk adım olduğu vurgulandı.
Fransa, Birleşik Krallık, Kanada, Danimarka, İspanya, Finlandiya, İrlanda, İzlanda, Norveç, Polonya, Portekiz ve İsveç, uluslararası hukuka göre yasadışı kabul edilen İsrail yerleşimlerinden kaynaklanan mallara yönelik ulusal kısıtlamalar getirme planlarını açıkladı.
BM Özel Raportörü Francesca Albanese, Birleşik Krallık’ın kararını “gereken bir başlangıç” olarak nitelendirerek memnuniyetini dile getirdi. Ancak bu değişikliğin, Filistinli kendi kaderini tayin hakkını zedeleyen tüm politikaları tersine çevirmediğini belirtti.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, yapılan açıklamada Londra’nın yasadışı İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatını yasaklayacağını ifade ederek, Filistinlilerin “etnik temizlik” süreciyle karşı karşıya olduğunu savundu. Bu yasağın altı ila dokuz ay içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Kanada’da ise Orta Doğu’da Adalet ve Barış İçin Kanadalılar (CJPME), Ottawa’nın girişime katılmasını olumlu karşılayıp, kısıtlamaların sadece mallarla sınırlı kalmaması gerektiğini, hizmetler, yatırımlar ve yerleşimlerle ilişkili mülkler için de uygulanması gerektiğini dile getirdi.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot da bu girişimi “önemli bir adım” olarak değerlendirerek, uluslararası hukuk ihlallerine karşı somut önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Ortak açıklamada, Fransa, Birleşik Krallık ve Kanada’nın yasadışı yerleşimlerden gelen mallara yönelik ticareti yasaklayan ulusal önlemler önerileceği belirtildi.
İşgal altındaki Batı Şeria’da şiddet ve yerleşim genişlemesi konusundaki endişelerin artmasıyla bu girişim daha da önem kazandı. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2026 yılında, İsrail yerleşimcileri tarafından gerçekleştirilen 1,400’den fazla saldırıda can ve mal kaybı yaşandı. Bu sayı, BM tarafından görülmemiş düzeylerde olarak tanımlanıyor.
