İsrail hükümeti, “NAZA” adlı ödüllü belgeselin yaratıcıları üzerinde baskıyı artırdı. Bu belgesel, İsrail askeri ve istihbarat personelinin ifadeleriyle Gazze’deki sivil ölümlerinin nedenlerini ve savaş suçlarını aydınlatıyor. Başbakan Benjamin Netanyahu, filmi “antisemitik kışkırtma” olarak nitelendirirken, askeri yetkililer hukuki işlemleri değerlendireceklerini açıkladı ve bir bakan da film yapımcılarına vatandaşlıklarının iptali tehdidinde bulundu.
Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor tarafından yönetilen belgesel, 83. Venedik Uluslararası Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazandı. Belgesel, 24 İsrail askeri ve istihbarat personelinin anonim ifadelerini içeriyor ve bu kişilerin Gazze’deki savaş sırasında kullanılan hedefleme yöntemlerini anlatıyor.
Netanyahu, belgeseli kınayarak, İsrail’in yalnızca yurtdışında değil, ülke içinde de “antisemitik kışkırtma” ile karşı karşıya olduğunu savundu.
İsrail Savunma Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Eyal Zamir, pazartesi günü askeri savcılığa filmle ilgili hukuki süreçleri incelemesi için talimat verdi. Zamir, ordunun askerleri hakkında “aslı olmayan iddialar” ve devlet güvenliğine yönelik olası riskler gerekçe gösterdi.
Zamir, yapımcıları orduyu lekelemekle ve gerçeği kasten çarpıtarak suçladı. Ordu, belgeselde yer alan iddiaları reddetti ve hedefleme konusunda yapay zeka kullanımına dair öne sürülen bilgilerin asılsız olduğunu belirtirken, saldırı kararlarının nihayetinde insan personeli tarafından alındığını vurguladı.
“NAZA,” militer bir saldırıda beklenen sivil ölüm sayısını temsil eden İbranice bir kısaltmadan adını alıyor. Belgeselde yer alan İsrail askeri ve istihbarat personelinin yüzleri ve sesleri, kimliklerini korumak amacıyla dijital olarak değiştirilmiş. Röportajlar, Tel Aviv’deki çatılarda gizlice çekildi ve üç yıl boyunca sürdürüldü.
Katılımcılar, Gazze’de kullanılan gözetim ve hedefleme yöntemlerini anlatırken, bazı mülteci ailelerinin yaşadığı evlerin bilinmesine rağmen vurulduğunu ifade ediyor. Diğerleri, yerinden edilmiş Filistinlilerin yaşadığı yerlerin kasıtlı olarak yakıldığını ve yiyecek dağıtımı sırasında Filistinlilerin öldürülmesine tanık olduklarını belirtiyor.
Belgeseldeki bazı katılımcıların, Netanyahu’nun ofisiyle bağlantılı gizli istihbarat birimlerinde görev yaptıkları iddia ediliyor. Venedik ödülünün ardından film yapımcılarına yönelik baskılar arttı.
Kültür Bakanı Miki Zohar, Abraham ve Szor’un İsrail vatandaşlığının iptali için girişimde bulunacağını söyleyerek, onları ülkeye ihanetle suçladı. Aşırı sağcı İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise film yapımcılarını “rezil ve utanç kaynağı” olarak nitelendirdi.
Tüm bu tepkiler, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze’deki askeri operasyonları nedeniyle artan uluslararası eleştirilerle karşı karşıya kalması sürecinde geldi. Yerel sağlık otoritelerine göre, İsrail’in saldırıları sonucunda Gazze’de 73,600’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ölenlerin arasında 20,000’den fazla çocuk da bulunuyor.
