İsrail’in aşırı sağcı iç güvenlik bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi’nden yaklaşık 1.9 milyon Filistinlinin yedi yıl içinde ayrılmasını kolaylaştırmayı amaçlayan bir planı kamuoyuna tanıttı. Bu öneri, Filistinliler, Arap ülkeleri ve insan hakları grupları tarafından hemen eleştirildi. Eleştirmenler, önerinin zorla yer değiştirme anlamına gelebileceğini öne sürüyor.
Ben-Gvir, kendi partisi olan Aşırı Sağcı Yahudi Gücü’nün kampanyasının merkezine koyduğu “Ayrılma 710” isimli planı, 27 Ekim’deki İsrail parlamento seçimleri öncesinde tanıttı.
Öneri, ilk yıl içinde yaklaşık 250.000 Filistinlinin Gazze’den ayrılmasını, üç yıl içinde yaklaşık 1.11 milyon ve yedi yıl içinde ise 1.86 milyon Filistinlinin bölgeyi terk etmesini öngörüyor. Gazze’nin nüfusunun yaklaşık 2.1 milyon olduğu düşünüldüğünde, bu plan bölgedeki Filistinlilerin büyük çoğunluğunu yerinden etmeyi hedefliyor.
Ben-Gvir, bu girişimin Filistinlilere, Gazze’den ayrılmaları için gönüllü bir yol sunacağını ve İsrail’in, diğer ülkelere gidecek olanlara maddi ve lojistik destek vereceğini belirtti. Ancak eleştirmenler, Gazze’deki geniş çaplı yıkım ve devam eden güvensizlik nedeniyle bu ayrılışların gerçekten gönüllü olarak değerlendirilemeyeceğini savunuyor.
Öneri, 20 sayfalık bir belgeye dayanıyor ve Filistinlilerin ayrılmasını teşvik etmek için bir sistem öngörüyor. Plan, özel bir hükümet bakanlığı kurulmasını, potansiyel hedef ülkelerle müzakereler yapılmasını ve Gazze’den ayrılan Filistinlilerin hareketinin ve entegrasyonunun denetimini öneriyor.
Her Filistinlinin ayrılması için, onları kabul edecek bir ülkenin olması ve yasal statü sunulması gerekiyor. Yardım paketi, seyahat belgeleri ve vizeler, ulaşım, ilk konaklama, mesleki eğitim ve finansal destek gibi unsurları içeriyor. İlk İsrail yatırımının 10 milyar şekel, yani yaklaşık 3.3 milyar dolar olması bekleniyor. Daha geniş finansman çerçevesinin ise uluslararası katılıma bağlı olarak 50 milyar şekele, yani yaklaşık 16.6 milyar dolara ulaşabileceği ifade ediliyor.
Ben-Gvir, bu önerinin uzun süreli bir çalışma ürünü olduğunu ve Gazze’nin geleceği için pratik bir çözüm sunduğunu dile getirdi. Ancak bu planın uygulanabilirliği büyük sorunlarla karşı karşıya, özellikle de onaylanmış hedef ülkelerin bulunmaması büyük bir engel teşkil ediyor.
Filistinli yetkililer ve halk, Gazze dışına büyük ölçekli yerleştirme önerilerini sürekli reddediyor. Onlar, Filistinlilerin topraklarında kalmaları ve nihayetinde yeniden inşa etmeleri gerektiğini savunuyorlar. Bu öneri, 1948 yılındaki Nakba veya felaket anı hatıralarını yeniden canlandırıyor.
Ben-Gvir, Filistinlilerin ayrılmalarında zorla çıkarılma olmadığını savunsa da, insan hakları grupları ve yasal uzmanlar, insanların ayrılma kararı alırken yaşadıkları koşulları da dikkate almak gerektiğini belirtiyor. Gazze, 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırının ardından büyük bir yıkım yaşadı ve bu durum, ayrılışların gerçekten gönüllü olduğu iddiasını zayıflatıyor. Uluslararası insani hukuk, işgal altındaki bölgelerden korunan sivillerin zorla aktarımını veya deportasyonunu yasaklamaktadır.
Ben-Gvir’in planı, İsrail iç politikasına da sıkı sıkıya bağlı. Bu öneri, Aşırı Sağcı Yahudi Gücü partisinin, yurt dışına göçü içeren bir bakanlık kurulması talebinin anahtarı olarak öne çıkıyor. Ancak, uygulanabilirliği, 27 Ekim seçimlerine, koalisyon müzakerelerine ve uluslararası aktörlerin katılım isteğine bağlı. Bu nedenle, mevcut durumda “Ayrılma 710” önerisi, Ben-Gvir’in partisinin bir önerisi olarak kalmaya devam ediyor.
