Japonya, Türkiye’nin COP31 iklim zirvesine ev sahipliğini, enerji güvenliği, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinde ikili iş birliğini derinleştirmek için önemli bir fırsat olarak görüyor. Bu açıklama, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami’den geldi.
Zirve öncesinde Anadolu Ajansı’na konuşan Tamura, COP31’in, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönüm noktası olabileceğini vurguladı. 2024 yılında diplomatik ilişkilerin yüzüncü yılı kutlanacak.
Japonya, Türkiye’nin COP31’i uygulama odaklı bir zirve haline getirme konusundaki çabalarını takdir ettiğini belirtti. Tamura, iklim taahhütlerinin somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türkiye hükümetinin COP31’i taahhütlerin uygulama aşaması olarak görme yaklaşımını desteklediklerini ifade eden Tamura, iklim değişikliğiyle mücadelenin ortak bir hedef olduğunu, ancak iki ülkenin farklı ekonomik ve coğrafi koşullara sahip olduğunu kaydetti.
Tamura, enerji güvenliğinin ve sürdürülebilir enerji gelişiminin iki ülkenin iş birliği için önemli alanlar olduğunu dile getirerek, Japonya’nın ve Türkiye’nin enerji kaynaklarına yüksek bağımlılığı nedeniyle benzer zorluklarla karşılaştıklarını belirtti.
Büyükelçi, iki ülkenin enerji üretimi, iletimi ve depolamasında verimliliği artırırken, yenilenebilir kaynakların daha fazla kullanılmasını hedeflediğini aktardı. Türkiye’nin hidroelektrik, rüzgar ve güneş enerjisi potansiyelinin de altını çizen Tamura, Japon ve Türk şirketlerinin enerji değer zinciri boyunca iş birliğini genişletebileceğini ifade etti.
Tamura, Türkiye-Japonya Enerji Forumu aracılığıyla iki ülkenin enerji ilişkilerini güçlendirmek için adımlar attığını, bu çerçevenin enerji verimliliği ve enerji güvenliğinde daha somut iş birliğini teşvik etmeyi amaçladığını söyledi. Ayrıca, Japonya’nın finansal kurumu ile Türk muadili arasında imzalanan bir anlaşmanın özel sektör iş birliklerini kolaylaştırabileceğini vurguladı.
Japonya, iki ülkenin şirketlerini iş birliği yapmaya teşvik ediyor. JICA, JBIC ve Eximbank gibi kurumların, iş birliğini destekleme konusunda potansiyel araçlar olduğunu belirten Tamura, nihayetinde özel şirketlerin bu alandaki sonuçları etkileyen önemli aktörler olduğunu kaydetti.
Büyükelçi ayrıca, Türk ve Japon şirketlerinin özellikle Orta Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa gibi üçüncü ülkelerde birlikte çalışma fırsatlarına işaret etti. Türk şirketlerinin bölgesel deneyiminin, Japon teknolojik yetenekleriyle tamamlayıcı olabileceğini söyledi.
Tamura, hidrojenin yanı sıra amonyak, nükleer enerji ve yenilenebilir kaynakların gelecekteki iş birliği için umut verici alanlar arasında yer aldığını belirtti. Japonya’nın hidrojen teknolojilerine önemli yatırımlar yaptığını ve bu teknolojilerin enerji depolama, taşımacılık ve kullanımında önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti.
Japonya’nın COP31’e birçok şirketin katılmasının beklendiğini dile getiren Tamura, Japon Pavyonu’nun iklim değişikliği ve enerji ile ilgili teknolojilerin sergileneceği önemli bir platform olacağını ifade etti. Nükleer enerji konusunda, 2011’deki deprem ve tsunaminin ardından temkinli kaldıklarını ancak nükleer enerjiyi enerji güvenliği için önemli gördüklerini aktardı. Diğer ülkelerle nükleer iş birliğine açık olduklarını, ancak bunun dikkatlice ve aşamalı bir şekilde ilerletilmesi gerektiğini kaydetti.
