Kıbrıs’taki Türkler için 50 yıllık tanınma mücadelesinin bu kadar az başarı ile sonuçlanması düşündürücü. Yurt dışında yaşayan yüz binlerce Türk Cumhuriyeti vatandaşı, bağımsızlık mücadelelerinde aktif rol alırken, memleketlerinin geleceğini şekillendiren kararlarda oy hakkına sahip olamadı ve pek azı konsultasyona dahil edildi. Bu durumun değişmesi gerekiyor ve bu fırsat şimdi elde.
Bir sonraki seçim çağrıldığında, adaylar Londra, Berlin ve İstanbul gibi şehirlerde, diasporanın mali destek ve gönüllülerini ararken, bu ilişkiyi iki yönlü bir değişim haline getirecek oyu saklıyor. Diaspora organizasyonları, bu dengesizliği bir hakaret olarak değil, bir üstünlük olarak değerlendirmeli. Hiçbir etkinlik planlanmadan önce, aşağıda belirtilen taleplerin kamuya açık bir şekilde yanıtlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Bunun yanı sıra, organize bir diaspora, doğrudan uçuşlar, ticaret, spor etkinlikleri ve uluslararası tanınma gibi üzerinde hala embargo bulunan durumları çözecek tek güç konumundadır. Ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) bilinir hale gelmesi için mücadele eden tek gruptur. Bu süreç, Lefkoşa’da değil, Westminster, Berlin ve giderek artan şekilde Brüksel’de inşa edilmektedir.
Ancak diasporanın sayısına dair bir fikir birliği yok. Yurt Dışındaki Türk Cumhuriyeti Vatandaşları Birliği’nin gözetiminde hazırlanan tahminler, bu rakamı dünya genelinde yaklaşık 650 bin olarak belirliyor. Hükümet destekli tahminler daha yüksek düzeyde. 2011 yılında İngiltere İçişleri Komitesi, ülkede “yaklaşık 300 bin” Türk Cumhuriyeti vatandaşı bulunduğuna dair bilgiler aldı. Türkiye’deki tahminler ise bu sayıların 500 bin olduğunu ileri sürüyor.
Bunun yanı sıra, Kıbrıslı Türkler arasında yurt dışında yaşayanların sayısı, evde kayıtlı olanlardan daha fazladır. 2023’teki bir ara seçim öncesinde yaptırılan son sayımda, KKTC’de sadece 210,121 kişi seçmen kaydına sahipti. Bu da evdeki seçmen sayısının, yurt dışında yaşayan Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının bir kısmının bile kayıtlı olmadığını gösteriyor.
