Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) tarafından Gazze’de işlenen savaş suçları nedeniyle aranan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, önümüzdeki hafta BM Genel Kurulu’nda konuşma yapacak. Bu sırada, ABD, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın New York’a seyahat etmesi için bir kez daha vize talebini reddetti.
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, U.N. Genel Kurulu’na katılan düzenli isimlerden biri olan Abbas, yine video bağlantısıyla konuşacak. U.N. Genel Kurulu, dün Filistin liderinin bu yıl da sanal ortamda konuşmasına olanak tanımak üzere 152 oyla kabul edilen önergeyi onayladı.
Filistinli liderler ise ABD’nin bu hareketini reddetti ve kınadı. Filistin’in BM Elçisi Riyad Mansour, Genel Kurul’da bu durumu dile getirdi.
1947 tarihli BM “merkez anlaşması” gereği, ABD, yabancı diplomatların New York’taki BM’ye erişimini sağlamak zorunda. Ancak son iki yıldır ABD, Abbas ve heyetinin seyahatine engel oldu.
Washington, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) lideri Yaser Arafat döneminde olduğu gibi BM ev sahibi ülke olarak siyasi baskı uygulamaya devam ediyor ve Filistin delegasyonlarının vize, geçiş izni ve boyutlarına ağır kısıtlamalar getiriyor.
1988 yılında, o dönem Filistin lideri olan Arafat, BM Genel Kurulu’nda konuşmak için vize talebinde bulunduğunda ABD, ona vize vermemişti.
ICC tarafından “açlık yöntemini savaş aracı olarak kullanmak ve sivilleri hedef almak” ile suçlanan bir lidere BM podiumunda yer verilirken, kendi halkı ölen meşru Filistin liderine aynı fırsat tanınmıyor.
ABD’nin kararı, son aylarda İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da yaşanan ve artan şiddet olaylarının ardından geldi. 1967’den bu yana Batı Şeria’yı işgal eden İsrail, Filistin topraklarını illegal yollarla ele geçirirken, Ekim 2023’ten bu yana yaşanan şiddet olayları da artış gösterdi.
ICC, Kasım 2024’te Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze Şeridi’ndeki savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle yakalama emri çıkardı. İsrail’in gerçekleştirdiği soykırım kampanyası, Ekim 2023’ten bu yana Filistin topraklarında 73,820’den fazla kişinin ölümüne yol açtı.
Bu emirler, ICC savcı ofisinin başvurusu sonrasında verildi ve 120’den fazla Roma Statüsü’ne taraf olan ülkeyi bağlayıcı bir yükümlülük oluşturdu. Ancak, BM genel merkezi olan ABD, Roma Statüsü’ne taraf değil ve uluslararası mahkeme tarafından aranan bir suçu New York’ta ağırlıyor.
Bu yıl Netanyahu’nun, geçen yıl olduğu gibi BM Genel Kurulu’na hitap etmesi bekleniyor. Geçen yıl yaptığı konuşma sırasında, birçok diplomat, Netanyahu sahneye çıktığında Genel Kurul salonunu terketmişti. Bu yıl da benzer bir diplomatik boykot gerçekleştirileceği ve New York’ta kitlesel protestolar yapılacağı öngörülüyor.
New York’taki bu çelişkili muamele, Batı dünyasının sıkça atıfta bulunduğu “kurallara dayalı uluslararası düzen” kavramını sorgulatıyor. Batılı hükümetler, ABD de dahil olmak üzere, Netanyahu ile ilgili ICC kararlarını tanımadıkları için eleştirilere maruz kaldı. Bu duruma karşın, ICC kararlarını uygulamak için üçüncü ülkeler üzerinde baskı yapma ve istihbarat paylaşımı gibi mekanizmaları daha önce kullandıkları biliniyor.
Sivil toplum kuruluşları, Amnesty International ve Human Rights Watch gibi, Netanyahu’nun tutuklanması çağrısında bulunuyor.
Türkiye, ICC süreçleri ile birlikte Gazze’deki suçlarla ilgili uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeye yönelik adımlar atıyor ve Netanyahu ile diğer yetkililer için Interpol Kırmızı Bülten çıkartılması yönünde somut adımlar atıyor. Kırmızı Bülten ile gönderilen bir kişinin İnterpol’ün 196 üye ülkesi genelinde tutuklanma riski artıyor ve Netanyahu’nun seyahat özgürlüğü kısıtlanmış oluyor.
Ancak ICC emirlerinin uygulamada hayata geçirilmediği yönünde eleştiriler artıyor. Batı ülkeleri arasında görülen çifte standartlar, Roma Statüsü’ne taraf olan ülkeler arasında dikkat çekiyor. Netanyahu, ABD ziyaretlerinde Roma Statüsü’ne taraf olan Fransa, İtalya ve Yunanistan üzerinden geçiş yaptı. Bu ülkeler, mahkeme kararına uymadı.
Netanyahu’nun Nisan 2025’te Macaristan’a yaptığı ziyaret de, o dönemki Başbakan Viktor Orban hükümeti tarafından tutuklanmayacağına dair özel bir garanti ile gerçekleşti.
Netanyahu’nun uçağının, New Jersey’deki Newark Havalimanı’na inmesi planlanıyor. New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Eylül ayında Netanyahu BM Genel Kurulu toplantıları için New York’a gelse, ICC yakalama emrinin uygulanıp uygulanmayacağı sorusuna “New York’ta yasalara uygun olarak ne yapabiliyorsak onu yapacağız, ama bu konuda kendi yasalarımızı yazmayacağız.” yanıtını verdi. Mamdani, “Başbakan Netanyahu’nun Lahey’de olması gerektiğine inanıyorum. O, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından savaş suçu ile suçlanmış birisidir.” dedi.
