COP31 Başkanlığı görevini yürüten Murat Kurum, bu konferansın önceki iklim taahhütlerinin hayata geçirildiği bir platform olarak tanıtıyor. Ancak Türkiye, fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılması konusunda net bir yol haritası sunmamış durumda.
Hükümetler, yüksek düzeyli taahhütlerden somut eylemlere geçerken, COP31 ev sahipliğini üstlenen bir ülkenin, uluslararası alanda uygulanabilirliği savunması, iç politika açısından güvenilir bir geçiş stratejisi ortaya koymadan giderek zorlaşacak.
Türkiye, COP31 Eylem Gündemi’nde 2035 yılına kadar %35 elektrikleşme hedefini merkezine yerleştirmiştir. Ancak, ulusal enerji planında, elektrik tüketiminin nihai enerji tüketimi içindeki payının 2020 yılında %21,8 iken, 2035’te yalnızca %24,9’a çıkacağı öngörülüyor. %35 hedefine ulaşmak için elektrikleşme politikalarında ve yenilenebilir enerji, şebekeler ile esneklik alanında önemli adımlar atılması gerekiyor. Fosil yakıtların eş zamanlı olarak azaltılmaması durumunda, artan elektrik talebinin kömür ve fosil gaz ile karşılanma riski mevcut olup, bu da hedeflenen emisyon azaltımlarını gerçekleştirmekte yetersiz kalacaktır.
Türkiye, son dönemdeki yenilenebilir enerji başarılarını değerlendirerek ve kömür ile fosil gazın aşamalı olarak kaldırılması konusunda net planlar ve hedefler açıklayarak COP31 öncesinde iklim liderliğini güçlendirebilir. Fosil yakıtların kaldırılmasını COP31 gündeminin merkezi bir unsuru haline getirmek, taahhütlerin somut eyleme dönüşmesine yardımcı olurken, COP başkanlığına olan güveni pekiştirecektir.
