Evi ve Vanessa, genç yaşlarındaki en iyi arkadaşlar olarak, birbirlerinin cümelerini tamamlamayı çok seviyor. Birlikte hikaye anlatırken ya da koltukta otururken, biri kırmızı saçlı müzik tiyatrosuna meraklı ve neşeli bir kişilikken, diğeri daha karamsar bir tavra sahip. İki arkadaşın konuşmaları, anlaması zor onaylamalar ve kahkaha ile dolu. Ancak bu samimiyet, evlerinde pek de geçerli değil.
Evi’nin annesi Lela, ABD’de liberal görüşlere sahip biri olarak, yerel okul kurulu toplantılarında LGBTQ öğrencilerin desteklenmesi için konuşuyor ve tarih derslerinin gerçeklere dayalı olması gerektiğini savunuyor. Vanessa’nın babası Paul Martino ise sağcı bir girişimci ve yerel kampanyalara 500.000 dolar harcayarak okul kuruluna üye atmakla övünüyor. Bu durum, iki ailenin aynı bakış açısına sahip olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor.
Kızların yaşadığı Doylestown, Pennsylvania, Covid-19 sonrası meydana gelen siyasi ve kültürel çatışmalar nedeniyle huzursuz. Okul, bu gerginliklerin merkezine dönüşmüş durumda. Maske takmanın yasallığı, ırk teorisi, DEI, kölelik, seçim komplo teorileri ve transgender öğrenciler üzerine yapılan tartışmalar, okul yönetim kurulunun toplantılarında sıkça gündeme gelerek gergin ortamlara neden oluyor.
Bucks County, USA isimli yeni PBS belgesel dizisi, bu durumu inceleyerek, toplumdaki görüş ayrılıklarını yansıtıyor. Robert May ve Oscar ödüllü Barry Levinson’ın yönettiği dizi, 2020’lerin ABD politikasını küçük bir mikrokozmos olarak sunuyor. Dokuz bölüm boyunca, toplumda çocuklarının iyiliği için mücadele eden ebeveynlerin, zaman zaman aşırı tutumlar sergilediğini gözler önüne seriyor.
Dizi sırasında, Evi okul kurulunun sınıflarda gurur bayraklarının yasaklanmasına karşı kampanya yaparken; Vanessa, annesi Aarati Martino’nun okul kuruluna adaylık yolunda ona destek veriyor. Sırasıyla çeşitli görüşleri dinleyerek, çatışma yerine anlayış geliştirmeye çalışan May, “Önemli olan insanların birbiriyle nasıl konuştuğunu izlemek,” diyor. Dizi, toplumda uzlaşmanın ne kadar zor olduğunu gösterirken, bunun bir gereklilik olduğunu da vurguluyor.
