2026 ABD ara seçimleri sonrasında Washington’da yeni yüzler ortaya çıkıyor. Genç ve Demokrat olan bu isimler, önümüzdeki on yıllar boyunca siyaset sahnesini şekillendirmeye hazırlanıyor. Bu durum, Türkiye için de bir dizi belirsizlik yaratıyor.
2009 yılında Obama’nın başkanlığı umutlarla başlamıştı, ancak Türkiye açısından soru işaretleriyle doluydu. Çatışmalı dönemlerin ardından, Amerika’nın savaş makinesinin yavaşlayacağı düşünülüyordu. Ancak Obama’nın başkanlık döneminde, Türkiye-ABD ilişkilerinde kronikleşmiş sorunlar derinleşti ve insansız hava aracı kullanımı hız kazandı. Donald Trump’ın göreve gelmesiyle ise Ankara için işler yolunda gitmedi.
Bugün, İran’daki savaş sürerken, bir sonraki Demokrat başkanın, “Mavi tsunami” çoğunluğuyla geldiğinde Trump’ın bıraktığı mirası yerle bir etme olasılığı mevcut. Türkiye’nin bu bölgedeki geleceği ile ilgili birçok senaryo, Ankara’daki politikacıları kaygılandırıyor.
ABD’de, İsrail ile ilişkiler üzerine yaşanan kamuoyu tartışması Türkiye açısından kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor. “Özel ilişki” olarak bilinen bu bağ artık geniş bir kamuoyunun eleştirisine maruz kalıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu durumu fazla panik yaratmadan değerlendirerek, Türkiye-Amerika ilişkilerinin köklü ve sağlam temellere dayandığını vurguladı.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sirakaya ise, Erdoğan ve Trump arasındaki liderler arası diplomasinin önemini vurguladı. Ancak, Türkiye’nin Washington ile olan ilişkileri yeniden düzenleniyor gibi görünüyor. Artık Washington’da, ilişkilerin zayıflayabileceği bir durum söz konusu olabilir. Uzmanlar, Türkiye’nin bu yeni duruma adapte olması gerektiğini belirtiyor.
